Sabuline türkçesi Sabuline nedir

  • Kumtaşı veya çakıltaşı içeren.
  • Kumlu.

Sabuline ingilizcede ne demek, Sabuline nerede nasıl kullanılır?

Sabulose : Küçük parçalar içeren. Küçük parçacıklar içeren. Küçük partiküller ihtiva eden. Kumlu. Kumtaşı veya çakıltaşı içeren.

Sabulosity : Kumsallık. Kumluluk.

Sabulous : Kumlu. Böbrek kumu olan.

Saburra : Sabura.

Disabuse : Doğru yolu göstermek. Uyandırmak. Kurtarmak. Görmesini sağlamak. Birini yanlış düşüncesinden vazgeçirmek. Gözünü açmak. Hatadan kurtarmak.

Disabusing : Görmesini sağlamak. Gözünü açmak. Birini yanlış düşüncesinden vazgeçirmek. Kurtarmak. Uyandırmak.

Disabused : Görmesini sağlamak. Kurtarmak. Doğru yola gelmiş. Gözü açılmış. Uyandırmak. Gözünü açmak.

Disabuse of : Görmesini sağlamak. Uyandırmak. Gözünü açmak. Kurtarmak.

Disabuses : Gözünü açmak. Birini yanlış düşüncesinden vazgeçirmek. Görmesini sağlamak. Kurtarmak. Uyandırmak.

İngilizce Sabuline Türkçe anlamı, Sabuline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sabuline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sabulous : Böbrek kumu olan.

Grittier : Kumlu gibi. Pütürlü. Metin. Cesur. Dayanıklı. Çakıllı.

Arenaceous : Arenalı. Kum taneciklerine benzeyen veya içeren. Kuma ait veya ilgili. Kumsu.

 

Grainiest : Tane tane. Granüllü. Damarlarla dolu. Çekirdekli. Ağaç damarına benzeyen. Pürüzlü. Pütürlü. Tanemsi. Damarlı. Taneli.

Sanded : Kumla kaplanmış veya karıştırılmış. Kum ile karıştırılmış. Taşlanmış. Zımpara kağıdı ile parlatılmış veya pürüzleri giderilmiş. Kumlanmış. Zımpara ile parlatılmış veya ovalanmış.

Sandiest : İngiltere'de yerleşim yeri. Kum gibi. Kumluk. Kum rengi. Saman sarısı (saç). Sarımsı kızıl. Utah eyaletinde şehir. Kumsal. İskoçyalı.

Texas : Amerika'da eyalet. Teksas. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Tx : Başka bir ülkeden, başka bir televizyon ağından alınarak gerçekleştirilen yayın. Aktarma yayın. Thx. Teşekürler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teşekkür ederim.

Speckled : Çilli. Alacalı. Puanlı. Ala. Benekli. Alaca. Küçük noktalarla işaretli. Benek benek.

Grainy : Tane tane. Pürüzlü. Damarlarla dolu. Damarlı. Pütürlü. Granüllü. Çekirdekli. Tanemsi. Taneli.

Sabuline synonyms : isosmotic solution, isotonic solution, lone star state, sabine river, saline solution, grittiest, sandy, gritty, sandier, sabulose, grainier.

Sabuline zıt anlamlı kelimeler, Sabuline kelime anlamı

Radical : Radikal. Köke ait olan. Çok kısa yaşamlı olup başka kök ya da moleküllerle hızla tepkime veren ve tek sayılı elektron bulunduran atom ya da molekül (örn. brch3). olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi (örn. -no3). Çiftlenmemiş bir elektrona sahip atom veya atom grubu, serbest radikal. Köken. Kimi birleşiklerde görüleni ve işlev bakımından birilikte davranan öğecik kümesi. Kök halinde olan. Köktenci. Kökten. Ana nota.

Acaulescent : Kısa gövdesi olan. Saplı.