Saddlebacked türkçesi Saddlebacked nedir
- Ortası çökük.
- Beli çökük.
- Çatı kalkan duvarlı.
Saddlebacked ingilizcede ne demek, Saddlebacked nerede nasıl kullanılır?
Saddleback : Ortası çökük tepe. Çukur bel. Eşeksırtı. Sırtı semer şeklindeki balık. Çatı kalkan duvarı. Sırtında semere benzer çizgileri olan hayvan. Sırtı çukur olan herhangi bir şey.
Saddlebag : Eyer çantası. Heybe. Hurç.
Saddlebags : Bir atın eyerinin arka kısmına yerleştirilen büyük çantalar. Eyer çantası. Hurç. Heybe. Eyer çantaları.
İngilizce Saddlebacked Türkçe anlamı, Saddlebacked eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Saddlebacked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ridgepole : Çatı merteği. Çatı direği. Çatı merteği (inşaat). Mahya aşığı. Mahya kirişi.
Gambrel roof : Balıksırtı dam. Flemenk çatısı. Her birinin değişik eğim açısı olan her tarafında da ikişer bölümü olan kemer çatı. Beşik mansart çatı. Felemenk çatısı.
Trough : Kanal. Ani düşüş. Hayvanların gereksinimleri olan yemlerin konduğu ve yem yedikleri, çeşitli malzemeden yapılmış, çeşitli tip ve biçimlerde olabilen kap veya yapılar. Yem kabı. Yemlik. Tekne. U koyağı. İki dalga arasındaki çukur. Yalak. Uzun yemlik.
Ridge : Bayır. Sağrı. Kabarık çizgi (toprak, deniz). Sırt. Kabartı. Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları. İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt. Çatı sırtı. Dağ sırası. Çıkıntı.
Gutter : Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Hendek açmak. Eriyip akmak (mum). Kanivo. Batak. Cilt payı. Suyolu. Çatı oluğu. Cilt payı (kitapta). Kötü yol.
Mountain pass : Kapuz. Derbent. Bel. Aşıt. Argıt. Boğaz. Geçit. Dağ geçidi.
Roof : Tavan. Çatısını yapmak. Ev. Çatı yapmak. Çatı. Damını yapmak. En yüksek çekit ya da düzey. Çatısını örtmek. Yuva.
Pass : Geçit. Açmak (kilit). Spor pas vermek. Dönüşmek. Aşmak. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Bitmek. Aktarma. Briç pas demek.
Notch : Yaya yerleştirmek (oku). Basım sırasında basım aygıtının diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek üzere filmin kenarına açılan oyuk. Çentiklemek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filme çentik yapmak. Diş diş etmek. Çentmek. Diş diş yapmak. Kertmek. Kertiklemek.
Saddle : Sırtına yüklemek. Yüklemek. Sele. Eyerlemek. Yastık. Semer vurmak. Eyer vurmak. Semer. Eyer.
Saddlebacked synonyms : saddleback roof, rooftree, gable roof, gambrel, saddle roof, saddle backed.
Saddlebacked ingilizce tanımı, definition of Saddlebacked
Saddlebacked kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the outline of the upper part concave like the seat of a saddle.

Bu kısımda Saddlebacked kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Saddlebacked ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Saddlebacked anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Saddlebacked ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.