Salamander poisoning türkçesi Salamander poisoning nedir

  • Semenderlerin ağız yoluyla köpek ve kedilerde tüketimi sonucu kas zayıflığı, eş güdüm bozukluğu ve seyrek olarak çırpınmalarla belirgin zehirlenme.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Semender zehirlenmesi.

Salamander poisoning ingilizcede ne demek, Salamander poisoning nerede nasıl kullanılır?

Salamander : Ocak sürgüsü. Salamandra. Ateşte yanmayan canlı. Tamburlu ısıtıcı. Taban demir kütlesi. Semender. Beton kür sobası. Ocak veya soba demiri veya maşası.

Poisoning : Ağulu. Zehirleme. Ağılanma. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan vb. maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma. Zehirlenme. Zehirli. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Salamanders : Salamandra. Semendergiller. Semender. Taban demir kütlesi. İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımından, kertenkeleye benzeyen fakat çıplak ve yumuşak derili olan, larvaları suda, erginleri karada yaşayan, avrupa, asya ve afrika'da bulunan, alp semenderi (salamandra atra), kafkas semenderi (s.caucasia), safran semenderi (triturus crocatus) türleri iyi bilinen bir familya. Ocak sürgüsü. Tamburlu ısıtıcı. Ocak veya soba demiri veya maşası. Beton kür sobası.

 

Acid poisoning : Asit zehirlenmesi.

Acorn poisoning : Meşe zehirlenmesi. Meşe palamudu zehirlenmesi.

Algae poisoning : Göl ve göletlerde yetişen bazı alglerin salgıladığı toksinlerin balıklarda meydana getirdiği zehirlenme. Alg zehirlenmesi.

İngilizce Salamander poisoning Türkçe anlamı, Salamander poisoning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salamander poisoning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdomen : Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Batın.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Salamander poisoning synonyms : a c syndrom, abdominal distention, abaxial, abdominal pain, a clay, a crochordon.