Salic türkçesi Salic nedir

  • Salis içeren.
  • Salisli.
  • Franklar ile ilgili (eski).
  • Salyan hanedanlığı.

Salic ile ilgili cümleler

English: Salicylic acid is an organic compound.
Turkish: Salisilik asit, bir organik bileşiktir.

English: Salicylates come from salicylic acid and its derivatives.
Turkish: Salisilat, salisilik asidi ve onun türevlerinden meydana gelir.

Salic ingilizcede ne demek, Salic nerede nasıl kullanılır?

Salic law : Fransa'da kadınların tahta geçmesini önleyen kanun.

Salicaceous : Söğütü andıran. Söğüt gibi. Söğüde ait.

Salicin : Salisin. (kimya) bazı ağaç çeşitlerinin kabuklarında bulunan kristalize glukoz (ateş ve ağzı azaltıcı ilaçlarda kullanılan). Şalisin.

Salicyl : Salisilik asidin kökü. Salisil.

Salicylaldehyde : Salisilaldehit. Acı badem kokusuna sahip yağlı sıvı fenolik aldehit. (kimya) erkeç sakalı ve benzer bitkilerden elde edilen yağlı bileşik (esasen parfüm ve endüstri uygulamalarında kullanılan). Salisilaldehid.

Salicylide : Salisilid.

Bismuth salicylate : İnce bağırsaklarda prostaglandin üretimini baskılayarak genellikle ishal önleyici olarak kullanılan bir bizmut tuzu. Bizmut salisilat.

Salicylamide : Salisilamid. Salisilik asitin kristal amit formu. Salisilamit.

Salicylism : Salisilik asitin aşırı dozunun sebep olduğu durum (tıp veya medikal terimi). Salisilat zehirlenmesi. Salisilizm.

 

Salicylate poisoning : Salisilat zehirlenmesi. Salisilatların fazla miktarda alınmasına bağlı olarak oluşan yüksek ateş, asidoz, dehidratasyon gibi belirtilerle ayırt edilen klinik tablo.

İngilizce Salic Türkçe anlamı, Salic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Willow : Sorkun. Söğüt. Kriket sopası. Hallaç makinesi ile atmak. Söğütgiller (salicaceae) familyasından, çok değişik yaprakları olabilen, çiçekleri tek eşeyli, taç yaprakları olmayan, kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde 23 türle temsil edilen, yaprak döken, ağaç ya da çalı yapısındaki bitkiler. Pamuk temizlemek. Açma makinesi. Hallaç makinesi. Açıcı.

Weeping willow : Salkımsöğüt.

Sallow : Soluk. Keçi söğüdü. Soluk yüzlü. Benzi sararmış. Renksiz. Solgun. Soluk benizli. Sararmış (beniz). Keçisöğüdü. Sarı benizli.

Osier : Sepetçisöğüdü. Sorgun. Çalıkavak. Sorkun. Sepetçi söğüdü.

Willow tree : Söğüt ağacı.

Willow family : Söğüt familyası. Söğütgiller. Yapraklan kılıçsı, baklava dilimli, kalpsi ayalı, genellikle almaşlı dizilişte, çiçekleri tek eşeyli ve brakteli, taç yaprakları olmayan, meyveleri kapsül tipi, yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler.

Salic synonyms : sage willow, creeping willow, crack willow, salix pentandra, pussy willow, purple willow, black willow, babylonian weeping willow, common osier, salix triandra, salix vitellina, salix alba sericea, salix amygdaloides, snap willow, grey willow, salicaceae, salix purpurea, brittle willow, family salicaceae, wisconsin weeping willow, sitka willow, hamamelid dicot genus, salix nigra, dwarf gray willow, salix humilis, salix alba vitellina, bearberry willow, salix amygdalina, arctic willow, salix caprea, bay willow, swamp willow, salix fragilis.

 

Salic ingilizce tanımı, definition of Salic

Salic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the Salian Franks, or to the Salic law so called.