Salient point türkçesi Salient point nedir

  • Çıkıntı noktası.
  • Taç noktası.

Salient point ingilizcede ne demek, Salient point nerede nasıl kullanılır?

Salient : Önemli. Çıkık. Çarpıcı. Dış. Göze çarpan. Sıçrayan. Dikkat çeken. İstihkam dış açısı. Dikkat çekici. Fışkıran.

Point : Noktalamak. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Doğrultmak. Çıkmak (çıban vb). Uç. Çevirmek. Fermaya oturmak. Sivriltmek. Ucunu sivriltmek. Uç vermek.

Salient angle : Dış açı.

Saliently : Göze çarpan bir şekilde. Dikkate değer bir şekilde. Dışa doğru bir çıkıntı ile. Farkedilebilir bir şekilde. Açık bir şekilde. Dikkat çekici bir şekilde. Göze çarpan. Besbelli. Bariz bir biçimde. Bariz bir şekilde.

Salients : Çıkık. Dikkat çekici. Belirgin. Çarpıcı. Atlayan. İstihkam dış açısı. Dikkat çeken. Dış. Göze çarpan. Sıçrayan.

A case in point : İbret. İbret verici. Söz konusu edilen şeyin bir örneği. Bir durumu en iyi biçimde anlatan örnek. Tipik bir örnek.