Salient angle türkçesi Salient angle nedir

Salient angle ingilizcede ne demek, Salient angle nerede nasıl kullanılır?

Salient : Atlayan. Dikkat çekici. Çıkık. Göze çarpan. Çıkıntılı. Önemli. Belirgin. Dış. Dikkat çeken. Çarpıcı.

Angle : Açı oluşturmak. Çarpıtmak. Açı. Açı yapmak. Köşe yapmak. Bakış açısı. Oltayla balık avlamak. Açı vermek. Kıvırmak. Olta ile balık tutmak.

Salient point : Çıkıntı noktası. Taç noktası.

Saliently : Besbelli. Bariz bir biçimde. Açık bir şekilde. Farkedilebilir bir şekilde. Dikkat çekici bir şekilde. Göze çarpan. Dışa doğru bir çıkıntı ile. Göze çarpan bir şekilde. Bariz bir şekilde. Dikkate değer bir şekilde.

Salients : Atlayan. Dış. Dikkat çekici. Göze çarpan. Sıçrayan. İstihkam dış açısı. Dikkat çeken. Belirgin. Çarpıcı. Çıkık.

Acute angle : 90 dereceden küçük açı. Dar açı.

İngilizce Salient angle Türkçe anlamı, Salient angle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salient angle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exterior angle : Bir geometrik şelkin dış tarafındaki açı. Dışaçı.

Salient angle synonyms : external angle.