Salients türkçesi Salients nedir

Salients ingilizcede ne demek, Salients nerede nasıl kullanılır?

Salient angle : Dış açı.

Salient point : Taç noktası. Çıkıntı noktası.

Salient : Atlayan. Dış. Dikkat çekici. Çarpıcı. Çıkık. Sıçrayan. Göze çarpan. Önemli. Belirgin. Fışkıran.

Saliently : Farkedilebilir bir şekilde. Dışa doğru bir çıkıntı ile. Dikkat çekici bir şekilde. Bariz bir şekilde. Bariz bir biçimde. Besbelli. Dikkate değer bir şekilde. Göze çarpan. Açık bir şekilde. Göze çarpan bir şekilde.

Salience : Dikkati çekme. Göze çarpma. Çıkıntılı şey. Çıkıntı.

Saliences : Çıkıntı. Dikkati çekme. Çıkıntılı şey. Göze çarpma.

Salic law : Fransa'da kadınların tahta geçmesini önleyen kanun.

Gasalier : Gaz ışığı avizesi.

Salic : Salisli. Salis içeren. Franklar ile ilgili (eski). Salyan hanedanlığı.

Salicaceous : Söğüt gibi. Söğütü andıran. Söğüde ait.

İngilizce Salients Türkçe anlamı, Salients eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salients ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ecto : Ekto.

Cryings : İvedi. Apaçık. Acil. Çığlık. Büyük. Ağlama. Ağlayan. İğrenç.

 

Arrestive : İlginç. Çekici. Alımlı. Etkileyici.

Broads : Geniş. Serbest. Hoşgörülü. Liberal. Esas. Açık. Engin. Kartlar. (argo) kadınlar.

Clean cut : İyi yontulmuş. Pürüzsüz kesik. İç açıcı. Düzgün kesilmiş. Düzenli. Pürüzsüz. Açık. Kesin. Düzgün.

Gripping : Heyecanlı. Merak uyandıran. Sıkıntı verme. Meraklı. Tutma. İlginç. Sürükleyici. Kavrama. İlgi çekici.

Explicits : Aşikar. Kesin. Net. Sarih. Açık seçik. Açık. Belirtilmiş. Belli. Açıkça.

Bold : Cüretkar. Dik. Koyu renk yazılmış. Cesur. Cesaret isteyen. Arsız. (harf) siyah. Kaim.

Flashiest : Parlak. Frapan. Gösterişli. Göz alıcı. Cafcaflı. Parıltılı. Havalı. Janjanlı.

Saltatory : Türde aniden oluşan genetik değişmeyle ilgili. İstemdışı sıçrama. Sıçrayan (böcek). Saltatuar. Sıçrayabilen (böcek). Aniden değişen. Sıçrayabilen. Saltatori.

Salients synonyms : exo, crying, expressed, broader, splashiest, vaulters, splashy, distinct, luxation, intense, vaulter, flashier, foreign, dislocation, exogenous, jumping, outside, flashy, out of joint, discrete, jazzy, conspicuous, kenspeckle, riveting, spectacular, dashier, graphic, exteriors, splashier, spouting, dramatical, egregious, outers.

Salients zıt anlamlı kelimeler, Salients kelime anlamı

Inconspicuous : Farkedilmez. Önemsiz. Göze çarpmayan. Farkedilmeyen.

Horizontal : Yatay. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay düzlem. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay yerleştir. Yatay çizgi. Ufka ait. Düz. Ufki. Horizontal.

Vertical : Dikey. Düşey düzlem. Dik. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Düşey. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Düşey doğru. Düşey katman. Vertikal. Amudi.