Salivas türkçesi Salivas nedir
Salivas ingilizcede ne demek, Salivas nerede nasıl kullanılır?
Saliva : Kulak altı, dil altı ve çene altı gibi tükürük bezleri tarafından salgılanan, besinleri ıslatıp kayganlık vererek yutmaya uygun duruma getiren, asidik veya bazik maddelerin sulandırılarak nötralleştirilmesine yarayan, saydam ve sulu ağız sıvısı, saliva, salya. tükürük sıvısı müsin, alfa amilaz ve protein gibi organik ve birçok inorganik madde içerir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tükürük. Birçok omurgalı ve omurgasızlarda ağzın içine açılan tukrük bezlerinden salgılanan, insanda mukoproteinler ile nişastayı sindiren amilaz enzimi kapsayan, kan emen omurgasızlarda kanın pıhtılaşmasını engelleyen enzimler taşıyan salgı. Tükrük. Salya.
Salivant : Tükürük salgısına neden olan veya arttıran. Tükürük salgısını arttıran ajan veya ilaç. Tükürük çıkarıcı.
Salivarium : Salivaryum. Akarlarda, yanak boşluğu içerisinde bulunan ve tükürük kanallarının açıldığı odacık.
Salivary : Tükürük. Tükürük getiren. Salya ile ilgili. Tükürük salgılayan. Salya. Tükürük ile ilgili.
Salivary cyst : Tükürük bezi kisti. Tükürük kanallarına yakın olarak tek veya çok bölümlü boşluklarda tükürüğün birikmesiyle oluşan duvarlarında epitel hücreleri bulunmayan kese tarzında genişleme, siyalosel.
Salivary glands : Tükrük bezleri. Tükürük bezleri.
Salivating : Ağzı salyalanmak. Tükürük salgılamak. Salya akıtmak. Ağzı sulanmak.
Salivary mococele : Kurbağacık. Salya kisti.
Salivated : Ağzı salyalanmak. Salya akıtmak. Ağzı sulanmak. Tükürük salgılamak.
Salivate : Tükürük salgılamak. Ağzı salyalanmak. Salya akıtmak. Ağzı sulanmak.
İngilizce Salivas Türkçe anlamı, Salivas eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Salivas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sputa : Balgam.
Spit : Tükürmek. Dalgaların, kıyıyı yalayan akıntıların taşıyıp elverişli yerlere biriktirdikleri kum ve çakıl karışımı, bir ucu karaya bağlı, ince, uzun yığıntılara verilen ad. Şişlemek. Kıyı oku. Bir bel boyu derinlik (toprak). Tıslama. Şişe geçirmek. Şiş. Çiseleme.
Slobbers : Salyası akmak. Ağzının suyu akmak. Salya akıtmak. Karter kompresor kaçağı. Ağzından akmak. Nemli. Salya sümük öpmek.
Salivary : Tükürük ile ilgili. Salya ile ilgili. Tükürük getiren. Tükürük salgılayan.
Dribble : Top sürme. Damla damla akıtmak. Çalımlamak. Damlamak. Azar azar akmak. Top sürmek. Salyası akmak. Çalım. Bir oyuncunun, topu tek elle yerde zıplatarak, karşı takıma kaptırmadan yer değiştirmesi. Sürmek (topu).
Slobber : Salyası akmak. Ağzından salyalar akıtmak. Salya akıtmak. Ağzının suyu akmak. Ağzından akmak. Karter kompresor kaçağı. Nemli. Salya sümük öpmek.
Drool : Salyası akmak. Ağzı sulanmak. Saçmalık. Saçma sapan söz veya yazı. Ağzının suyu akmak. İpe sapa gelmez şey. Saçmalamak. Saçma zırva. Zırva.
Sputum : İnsanlarda akciğer kelebeği, hayvanlarda akciğer kıl kurdu gibi, bu örgene özgü asalaklardan kuşkulanılınca, mikroskobik bakısına başvurulan sümüksel salgı. Sputüm. Balgam. Öksürükle dışarı atılan sıvı, sputum.
Salivas synonyms : tobacco juice, spittle, spittles, drooled, slabbers, slobbering, drools, salivary gland, drivel, gob, saliva, slabber, slavered, gobs, slaver, ptyalin, secretion.

Bu kısımda Salivas kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Salivas ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Salivas anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Salivas ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.