Salivary türkçesi Salivary nedir

  • Tükürük.
  • Tükürük getiren.
  • Tükürük salgılayan.
  • Salya ile ilgili.
  • Salya.
  • Tükürük ile ilgili.

Salivary ingilizcede ne demek, Salivary nerede nasıl kullanılır?

Salivary cyst : Tükürük kanallarına yakın olarak tek veya çok bölümlü boşluklarda tükürüğün birikmesiyle oluşan duvarlarında epitel hücreleri bulunmayan kese tarzında genişleme, siyalosel. Tükürük bezi kisti.

Salivary gland : Tükrük bezi. Ağızdaki tükürük salgılayan altı salgı bezinden biri. Tukrük bezi. Tükürük bezi. Omurgalı ve omurgasız hayvanlarda ağzın içine ya da yakın bir yerine açılan ve tükrük denen bir salgı salgılayan bezler.

Salivary glands : Tükrük bezleri. Tükürük bezleri.

Salivary mococele : Salya kisti. Kurbağacık.

Salivary mucocele : Tükürük mukoseli. Tükürük kanallarının mekanik zedelenmesinin ve tıkanmasının bir sonucu olarak kistik boşluklar halinde, deri altında tükürüğün birikmesi, mukosel. kahverengi ve müsinöz bir içerik vardır, zamanla katılaşır ve yapışkan bir durum alır.

Salivates : Tükürük salgılamak. Salya akıtmak. Ağzı salyalanmak. Ağzı sulanmak.

Salivas : Tükürük. Salya.

Salivating : Ağzı salyalanmak. Salya akıtmak. Tükürük salgılamak. Ağzı sulanmak.

Salivarium : Salivaryum. Akarlarda, yanak boşluğu içerisinde bulunan ve tükürük kanallarının açıldığı odacık.

 

Salivated : Tükürük salgılamak. Ağzı salyalanmak. Ağzı sulanmak. Salya akıtmak.

İngilizce Salivary Türkçe anlamı, Salivary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salivary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slobbers : Salyası akmak. Salya sümük öpmek. Nemli. Salya akıtmak. Karter kompresor kaçağı. Ağzından akmak. Ağzının suyu akmak.

Saliva : Tükrük. Kulak altı, dil altı ve çene altı gibi tükürük bezleri tarafından salgılanan, besinleri ıslatıp kayganlık vererek yutmaya uygun duruma getiren, asidik veya bazik maddelerin sulandırılarak nötralleştirilmesine yarayan, saydam ve sulu ağız sıvısı, saliva, salya. tükürük sıvısı müsin, alfa amilaz ve protein gibi organik ve birçok inorganik madde içerir. Birçok omurgalı ve omurgasızlarda ağzın içine açılan tukrük bezlerinden salgılanan, insanda mukoproteinler ile nişastayı sindiren amilaz enzimi kapsayan, kan emen omurgasızlarda kanın pıhtılaşmasını engelleyen enzimler taşıyan salgı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Gobs : Küme. Gemici. Pıhtı. Denizci er. Fıska. Ağız. Kütle. Denizci. Bahriyeli.

Slaver : Sulanmak. Köle sahibi. Yaltaklanmak. Köleci. Köle tüccarı. Salya akıtmak. Ağzının suyu akmak. Köle gemisi. Salyası akmak.

Drool : Zırva. Saçmalamak. Saçma zırva. Ağzının suyu akmak. Ağzı sulanmak. Saçma sapan söz veya yazı. Saçmalık. İpe sapa gelmez şey. Salyası akmak.

Drooled : Zırva. Salyası akmak. Ağzı sulanmak. Saçmalamak. Ağzının suyu akmak. Saçmalık. Saçma zırva. Saçma sapan söz veya yazı. İpe sapa gelmez şey.

 

Slabber : Ağzının suyu akmak. Kalın dilimleyici. Ağızından tükürük damlatmak. Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Tükürükle ıslatmak. Nemli.

Gob : Pıhtı. Fıska. Denizci. Kütle. Eski üretim alanı. Gemici. Bahriyeli. Denizci er. Ağız.

Salivary synonyms : spittles, salivas, slavered, drools, slabbers, slobber, sputa, spit, spittle, slobbering, sputum.

Salivary ingilizce tanımı, definition of Salivary

Salivary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the salivary ferment. The salivary ducts, etc. Of or pertaining to saliva. The salivary glands. Producing or carrying saliva.