Salivating türkçesi Salivating nedir

  • Ağzı sulanmak.
  • Ağzı salyalanmak.
  • Tükürük salgılamak.
  • Salya akıtmak.

Salivating ingilizcede ne demek, Salivating nerede nasıl kullanılır?

Insalivating : Salya ile karıştırmak. Salya ile karıştırmak (yemek vs). Salya ile ıslatmak. Salya dökmek.

Salivation : Tükürük salgılama. Salya akıtma. Tükürük çıkarma, salya çıkarma. Tükrük salgılama. Salivasyon.

Salivations : Salivasyon. Tükürük salgılama.

Hypersalivation : Tükürük salgısının artması. Tükürük salgısının fazla olması. tükürüğün fazla miktarda salgılanarak ağızdan akması, hipersalivasyon, pityalismus, pityalizm, siyalismus. Salya artışı. Hipersalivasyon. Aşırı tükürük üretimi. Aşırı tükürük salgısı.

Hyposalivation : Düşük tükürük salgılanması. Normal salya salgısının azalması, hipopityalizm. Hiposalivasyon.

Salivarium : Akarlarda, yanak boşluğu içerisinde bulunan ve tükürük kanallarının açıldığı odacık. Salivaryum.

Insalivation : Salya ile karıştırma (yemek vs). Salya ile ıslatma. Yemek esnasında ağızdaki yiyeceklerin salya ile karışması. Salya dökme.

Salivary : Tükürük ile ilgili. Salya. Salya ile ilgili. Tükürük salgılayan. Tükürük. Tükürük getiren.

Salivates : Salya akıtmak. Ağzı salyalanmak. Tükürük salgılamak. Ağzı sulanmak.

 

Salivant : Tükürük salgısını arttıran ajan veya ilaç. Tükürük çıkarıcı. Tükürük salgısına neden olan veya arttıran.

İngilizce Salivating Türkçe anlamı, Salivating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salivating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confirming : Tasdik etmek. Teyit edici. Doğrulamak. Onaylayan. Takviye etmek. Teyit eden. Kuvvetlendirmek. Onaylamak. Tasdiklemek. Kiliseye kabul etmek.

Drools : Salya. Zırva. Salyası akmak. Saçmalık. Ağzının suyu akmak. Saçma sapan söz veya yazı. Saçmalamak. Saçma zırva. İpe sapa gelmez şey.

Secretion : Sekresyon. Bir bez veya bez hücresinden meydana getirilip çıkarılan sıvı ya da maddeler. sekresyon. Salgı bezinin kendine özgü salgı meydana getirmesi, sekresyon. Saklama. İfrazat. Gizleme. Salgı bezi tarafından salgılanan madde. Salgılama. Salgılanma.

Slobbers : Nemli. Salya sümük öpmek. Ağzının suyu akmak. Salya. Karter kompresor kaçağı. Ağzından akmak. Salyası akmak.

Collateral : Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır. Yan yana. Tali. Karşı teminat. Yanyana. Soydaş. Paralel. Maddi teminat. Yardımcı. Bir borç karşılığı verilen özdeksel inanca. borcu karşılamak amacıyla taşınır ve durağan mallar üzerinde yapılan tutulu işlemler.

Slobbering : Ağzından akmak. Karter kompresor kaçağı. Salya. Salya sümük öpmek. Ağzının suyu akmak. Salyası akmak. Nemli.

Supportive : Destek verici. Yardımcı. Destekleyici.

Slobber : Salya sümük öpmek. Karter kompresor kaçağı. Ağzından akmak. Salya. Ağzının suyu akmak. Ağzından salyalar akıtmak. Nemli. Salyası akmak.

 

Validatory : Doğrulayan. Onaylayıcı. Geçerli kılan. Bağlayıcı. Onaylayan. Doğrulayıcı. Geçerli kılıcı. Yasal olarak bağlayıcı.

Salivating synonyms : substantiative, secernment, salivate, confirmatory, substantiating, drool, drooling, ptyalism, confirmative, verificatory, salivates, slaver, salivated, corroborative, verifying, slavered, corroboratory, drooled.

Salivating zıt anlamlı kelimeler, Salivating kelime anlamı

Unsupportive : Desteksiz.