Sallee türkçesi Sallee nedir

  • Akasya (avustralya ingilizcesi).
  • Avustralya'ya özgü akasya ağacı.

Sallee ingilizcede ne demek, Sallee nerede nasıl kullanılır?

Sallet : 15yy'da kullanılan bir tür miğfer. Zırhlı miğfer.

Lassalleanism : Kentsoylu toplumunun üretici güçleri geliştirmeye sınırsız bir olanak tanıdığı ve proleteryanın topluma yararlı hizmet sağladığı savından hareketle burjuva toplumunu meşrulaştıran ve marksizm karşıtı hareketin kuramcılarından biri olan ferdinand lassalle tarafından geliştirilen kuram. Lasalcılık.

Sallie : Bir bayan ismi.

Sallie mae : (finans) kuruluşlardan öğrenci kredileri satın alma ve onları ikincil piyasada satma konusunda uzmanlaşmış abd şirketi (öğrenci kredileri için mevcut fonlardan sabit bir kaynak sağlamaya yardımcı olan).

Sallied : Kuşatma sırasında askerin hücuma geçmesi. Nükteli söz. Hücuma geçmek. Geziye çıkmak. Gezinti. Kadın ismi. Nükte. Ani hareket veya hamle. Espri. Dışarı fırlamak.

Sallowy : Söğütlerle kaplı. Söğütlerle dolu. Hallaçların attığı şeylerle dolu.

Sallowing : Solgun. Soluk. Sararmış (beniz). Soluk yüzlü. Soluk benizli. Keçisöğüdü. Benzi sararmış. Keçi söğüdü. Renksiz. Sarı benizli.

Sallower : Renksiz. Solgun. Benzi sararmış. Soluk.

Sallowest : Soluk. Solgun. Renksiz. Benzi sararmış.

 

Sallows : Keçisöğüdü. Bodur söğüt. Soluk benizli. Keçi söğüdü. Renksiz. Solgun. Benzi sararmış. Soluk. Sarı benizli. Soluk yüzlü.

İngilizce Sallee Türkçe anlamı, Sallee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sallee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Small : Küçücük. Alçak. Mini. Küçük küçük. Az. Hafif. Basit. Ufak ufak. Önemsiz. Ufak.

Vale : Boşaltma kanalı. Bayan kat görevlisi. Diyar. Vadi. Tulumba akış oluğu. Araba parkedici. Elveda. Dere. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Erkek kat görevlisi.

Holler : Seslenmek. Çağırmak. Kışkırmak. Haykırış. Haykırmak. Bağırış. Bağırmak.

Gully : Çukur. Suyolu. Kanal. Selinti yarıntısı. Yiv. Arık. Sel yatağı. Su oluğu. Sellenme yarıntısı. Dere.

Little : Az miktarda. Hemen hemen hiç. Az miktar. Önemsiz. Değersiz. Be.az miktarda. Ufak. Birazcık. Cici. Genç.

Littler : Bayağı. Dar görüşlü. Az. Küçük. Cici. Azıcık. Az miktar. Değersiz. Ufak. Ufak şey.

Rift valley : Graben. Rift vadisi. Çöküntü vadisi. İki fay arasındaki alanın batması sonucu oluşan dik kenarlı vadi. Oluşum çöküntü koyağı. Bir kırık dizgesinde, iki yanda yükselen çıkıklar arasında kalan oluk biçimli çukurluk, bk. çıkık. Çöküntü koyağı. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Çökük. Yerkabuğunun, yaklaşık ve birbirine koşut doğrultulu iki kırık ya da kırık kuşakları arasında çökmüş bir kanadın içinde uzanan koyak.

Ravine : Vadi. Dar ve derin vadi. Dağ geçidi. Sel çukuru. Koyak. Yarıntı. Derin ve dar yarık. Hendek. Berzah. Dar ve derin koyak.

 

Hollow : Oymak. Ağaç kovuğu. Çökmüş. Boşluktan gelen. Boşluk. Çökük. Oyulmak. Aç. Oyuk. Delikli.

Glen : Vadi. Küçük vadi. Dar vadi. New york eyaletinde yerleşim yeri. Dere. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri.

Sallee synonyms : nullah, natural depression, dale, depression.

Sallee zıt anlamlı kelimeler, Sallee kelime anlamı

Large : Çok. İri. Büyücek. Büyük. Büyük (servet). Kocaman. Koca. Kalabalık (aile). Bol. Geniş.

Big : Ünlü. Önemli. İri. Büyük. Kocaman. Popüler.

Natural elevation : Doğal yükseklik.