Samplers türkçesi Samplers nedir

  • [#çeşnici Çeşnicibaşı].
  • Örnek kitabı.
  • Örnekleyici.
  • Renk dağıtıcı.
  • Örnekleri deneyen kimse.

Samplers ingilizcede ne demek, Samplers nerede nasıl kullanılır?

Gibbs sampler : Gibbs örneklemesi.

Sampler : Örnekleyici. Numune alıcı. Çeşnicibaşı. Örnekleri deneyen kişi. Örnek kitabı. Örnek alıcısı. Çeşnici. Renk dağıtıcı. Örnekleme görevi yapan.

Sample and hold action : Örnekle tut eylemi.

Sample autocorrelation function : Örneklem kendiyle ilgileşim fonksiyonu.

Sample book : Numune kataloğu.

Sample box : Örnek kutusu.

Sample design : Örneklem tasarımı. Örnek tasarımı.

Sample data : Örnek veri.

Sample database : Örnek veritabanı.

Sample distribution : Örnek dağılım. Örneklem dağılımı.

İngilizce Samplers Türkçe anlamı, Samplers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Samplers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tasting : Tatma. Düzensizlik. Tadına bakma.

Cross section : Bir organizmayı boy eksenine dik ya da en eksenine paralel olarak kesen kesit. transversal kesit. Bir öğeciğin gelen bir temel parçacık demetine gösterdiği etkin yüzey; bu yüzey, parçacıklar ile öğecik arasındaki etkileşimin ölçüsüdür. Tanecik çarpışmaları olasılıklarını veren, bir taneciğin etkileşim alanı ile ilgili nicelik. Enine kesit. Bir organizmayı boy eksenine dik veya en eksenine paralel olarak kesen kesit, transversal kesit. Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Profil. Kesit yüzeyi. Enkesit. Transeksiyon.

 

Representative sample : Temsil eden örnek. Temsil edici örnek. Örnek. Tanıtıcı örnek. Göz önünde tutulan amaçlar bakımından evrenin bütün özelliklerini temsil ettiği düşünülen örnekleme. Temsil eden numune. Temsil edici örnekleme. Numune. Temsili örnek.

Acceptance sampling : Kendisinden bir örnek alınmak suretiyle gerekli incelemede bulunarak malı kabul etme. Örnek ile mal kabulü. Kabul için örnek alma. Onama örneklemesi. Kabul numunesi. Numuneyle mal kabulü. Mal kabulü. Kabul örneklemesi.

Stratified sample : Tabakalı örnek. Zümrelere göre örnek.

Representative : Temsil eden. Mümessil. Örnek. Delege. Kişileştiren. Sembolik. Temsilci. Temsili. Vekil. Karakteristik.

Sampler : Numune alıcı. Örnekleme görevi yapan. Malzemeci. Çeşnici. Örnek alıcısı. Örnekleri deneyen kişi.

Example : Mesala. Ders. İbret. Örnek. Numune. Kip. Misal. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça.

Sample distribution : Örnek dağılım. Örneklem dağılımı.

Coupon : Faiz kuponu. Üstün nitelikte kumaş parçası. Çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. Koçan. Kupon. Bir reklamın daha ayrıntılı bilgi talep etmek vs için reklamcıya gönderilmek üzere tasarlanan kısmı. Tahvillerin üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz olarak gelir sağlayan kesilmiş parça. işveren tarafından çalışanlara verilen para değeri olan fiş. bk. karne 1. Piyango biçiminde düzenlenmiş. Daha genel olarak borç üzerindeki faiz oranı.

 

Samplers synonyms : statistical distribution, proportional sample, grab sample, taster, tasters, distribution, chief taster, illustration, instance, random sample, sampling.

Samplers zıt anlamlı kelimeler, Samplers kelime anlamı

Abstain : Kaçınmak. Perhiz yapmak. Çekinmek. Uzak durmak. İçkiden uzak durmak. Perhiz etmek. Çekimser olmak. Sakınmak. İçki içmemek. Oy vermemek.

Artifact : Eser. Yapay doku. İnsan eliyle yapılan şey. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Elişi. İnsan yapımı. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapı. Yapaylık.