Representative sample türkçesi Representative sample nedir

  • Temsil eden numune.
  • Örnek.
  • Temsili örnek.
  • Tanıtım numunesi.
  • Tanıtıcı örnek.
  • Numune.
  • Temsil edici örnek.
  • Göz önünde tutulan amaçlar bakımından evrenin bütün özelliklerini temsil ettiği düşünülen örnekleme.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Temsil edici örnekleme.
  • Temsil eden örnek.

Representative sample ingilizcede ne demek, Representative sample nerede nasıl kullanılır?

Representative : Sembolik. Tipik. Temsil eden. Vekil. Temsilen. Aracı olarak başkası adına mal satmakla görevlendirilen ve çoğunlukla yasal çalışma yeri ve elinde malı bulunmayan kişi. Örnek. Milletvekili. Karakteristik. Delege.

Sample : Çeşit. Örnek seçmek. Eşantiyon. Model. Tatmak. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. Örneklemek. Mostra. Tadına bakarak kalitesini saptamak. Ana kitle içinden belli yöntemlerle çekilen ve ana kitleyi nitelik ve nicelik bakımından temsil ettiği düşünülen ve ana kitleden çok daha az sayıdaki birim kümesi.

Representative consumer : Temsili tüketici. Soyutlama düzeyinde, bir piyasada yer alan tüketicilerin ortak özelliklerini yansıttığı düşünülen tüketici.

 

Representative firm : Temsili firma. Soyutlama düzeyinde, bir piyasa ya da kesimde yer alan firmaların ortak özelliklerini yansıttığı düşünülen firma.

Representative government : Temsili hükümet.

Representative money : Altın, gümüş veya değerli bir mal karşılığında kağıda basılan, malın gerçek değerini temsil eden ve istenildiği anda karşılığı olan mala çevrilebilen para. Kaydi para. Temsili para.

İngilizce Representative sample Türkçe anlamı, Representative sample eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Representative sample ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.

Exemplars : Misal. Kopya. Timsal. Sembol. Nüsha. Suret. Model. Simge.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Duplication : Kopya. Bir kromozomun bir parçasının iki kopyasının varlığı. bir organ veya dokunun normalden fazla sayıda oluşması. üreme. Tekrar. Teksir. Herhangi bir işin iki kez yapılması, örn. bir verinin iki kez toplanması. bir veri ya da başka bir nesnenin bir benzerinin elde edilmesi, örn. bir delikli kartın ikilenmesi. Asıl eşlemle aynı özelikleri taşıyan yeni bir eşlemi tek işlemde elde etme; başka bir deyişle, bir pozitiften doğrudan doğruya bir pozitif, bir negatiften doğrudan doğruya bir negatif elde etme. eşlem'in karışıtı. (çoğaltımın bu çeşidinde en yalın işlem basımdır. negatif-pozitif işlemdeyse, bir ana pozitiften bir çoğaltım negatifi elde etme anlamına gelir. bu çoğaltım negatifi de bir ana negatiften sağlanmıştır. bu durumda, çoğaltımın ikinci anlamı, asıl kuşağın özelliklerini taşıyan yeni bir kuşağı iki işlemde elde etmektir). İkileme. Duplikasyon. Kopyalama.

 

Ensamples : Örnek yoluyla göstermek. Örneklerle açıklamak. Nümune. Örneklemek. Örnek göstermek.

Abulia : İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abulya. İrade yitimi. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade kaybı. İstem yitimi. Kayıtsızlık. Abuli.

Archetypes : İlktip. Arketip. İlkörnekler. Kök örnek. Prototip. Model. İlk örnek. İlkörnek.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Copy : Nüsha. Kopyası çıkarılabilmek. Örnek almak. Kopyalamak. Çoğaltmak. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.). Kopya etmek. Kopya. Eşlem. Bir yapıttan birden çok sayı elde etmek.

Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksekokul. Bilim adamları topluluğu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Okul. Akademi. Medrese. Yüksek okul.

Representative sample synonyms : essayed, archetypal, academic year, examples, essay, epitomes, academic preparation, paragon, paragons, accustoming, exemplification, paradigm, exemplifications, abstract intelligence, achievement tests, example, achievement age, exemplary, norm, patterns, exempla, achromatopsia, exempli, models, epitome, ability group, a priori knowledge, pattern, active school, academy of economic and commercial sciences, duplications, paragoning, exemplar.