Sanation türkçesi Sanation nedir

  • Tedavi etme eylemi.
  • İyileştirme eylemi.

Sanation ingilizcede ne demek, Sanation nerede nasıl kullanılır?

Sanative : Tedaviye ait. Sanatif. İyileştirici. Şifalı. Sağlığa faydalı. Sağlığa kavuşturucu. Şifa verici. Yararlı. Tedavisel. Sağlığa yararlı.

Sanatarium : Kronik hastalıkların tedavi edildiği hastahane. Kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane. Sağlıkevi. Sanatoryum. Tımarhane. Temiz havalı yer. Bkz.sanatorium. Sağaltımevi.

Sanatoria : Sanatoryum. Temiz havalı yer. Revir.

Sanatorium : Şifa yurdu. Temiz havalı yer. Sanatoryum. Sağlıkevi. Tımarhane. Sağlık evi. Sağaltımevi. Kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane. Revir.

Sanatoriums : Sağaltımevi. Temiz havalı yer. Sağlıkevi. Sağlık evi. Kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane. Tımarhane. Revir. Şifa yurdu. Sanatoryum.

Sanaa : Yemen'in başkenti.

Artisanal : Zanaatkar işi. El sanatlarında usta olan. Zanaatkar elinden çıkmış. Zanaatkar veya atölye sahibi ile ilgili.

Sanable : İyileştirilebilir. Tedavi edilebilir. İyileşebilir.

Sanatory : Yararlı. Sanatori. Sağlıklı. Şifa verici. Sanatoryum. Sağlığa yararlı. Şifalı. Sağlığa faydalı.

Saprovissana merino : Saprovissana merinosu. İtalya’nın orta kısımlarında yaygın olarak yetiştirilen yerli ırkların ispanya merinosu ve rambuye ırklarıyla melezlenmesiyle elde edilmiş, daha sonra avustralya ve amerika’dan ithal edilen, merinos koçlar da genotipine katılmış olan ve genelde göçer koyunculuğu şeklinde yetiştirilen merinos koyunu.

 

İngilizce Sanation Türkçe anlamı, Sanation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sanation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suzerain : Süzeren devlet. Hükmeden. Uyruğu olunan kimse. Feodal derebeyi. Hükümdar.

Spanish : İspanyollar. İspanya'ya özgü. İspanyolca. İspanyol. İspanya.

Great power : Süper güç. Büyük güç. Yeryüzünde kapladığı alan, yönetimindeki insan niceliği, özellikle ekonomik ve siyasal alanlarda saygınlığı, etkinliği ve söz geçirme üstünlüğü olan devlet. Büyük devlet.

British people : İngiliz halkı.

National : Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Milli. Vatandaş. Ulusal. Uyruk. Yurttaş. Nasyonel.

Subject : Konu. Asal düşünce. Çektirmek. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı. bk. katılmacı denek. Uyruk. Boyun eğdirmek. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır.

 

Swiss : İsviçreli kimse. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İsviçreli. İsviçre halkı. İsviçre. İsviçre'ye özgü.

English : İngiliz halkı. İngiliz. İngilizler. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere. İngilizce.

People : Milletler. Millet. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). Akrabalar. Bir kimsenin yakınları. Kişi. İnsanlar. Eller. Ulus. İnsan yerleştirmek.

World power : Süper güç. Dünya çapında etkisi olan şey. Dünya gücü.

Sanation synonyms : renegade state, swiss people, rogue state, estate of the realm, res publica, political unit, the three estates, political entity, spanish people, dutch people, rogue nation, commonwealth country, irish people, brits, dominion, sea power, estate, land, reich, english people, french people, dutch, british, country, commonwealth, irish, power, state, city state, major power, foreign country, ally, superpower.

Sanation zıt anlamlı kelimeler, Sanation kelime anlamı

Disapprove : Reddetmek. Tasvip etmemek. Karşısında olmak. Uygun görmemek. Beğenmemek. Kınamak. Onamamak. Onaylamamak. Kabul etmemek.

Sanation ingilizce tanımı, definition of Sanation

Sanation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of healing or curing.