Great power türkçesi Great power nedir
- Süper güç.
- Yeryüzünde kapladığı alan, yönetimindeki insan niceliği, özellikle ekonomik ve siyasal alanlarda saygınlığı, etkinliği ve söz geçirme üstünlüğü olan devlet.
- Büyük güç.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Büyük devlet.
Great power ile ilgili cümleler
English: With great power comes great responsibility.
Turkish: Büyük güç, büyük sorumluluk getirir.
English: Rome became a great power under Julius Caesar.
Turkish: Roma, Julius Caesar'ın komutasında büyük bir güç oldu.
Great power ingilizcede ne demek, Great power nerede nasıl kullanılır?
Great : Yetenekli. Hevesli. İyi. Ünlü. Muazzam. Koca. Müthiş. Nefis. Harika. Ulu.
Power : Yetenek. Hegemonya. Takat. Yetke. Yeti. Etki. Nüfuz. Yetki. Güç sağlamak. Kuvvet.
Great powers : Büyük güçler. Düvel-i muazzama. Süper güçler. Büyük devletler.
Great ant eater : Büyük karıncayiyen. Dişsizler (edentata) takımının, karıncayiyengiller (myrmecophagidae) familyasından, 120 cm kadar uzunlukta, 100 cm kadar kuyruğu olan, uzun kıllı, üzerinde kara, ak bantlar bulunan kül renkli, dişleri olmayan, dili iplik gibi dışarı uzayarak karıncaları toplayan, toprağı kazmaya yarayan kuvvetli ön ayak tırnakları olan, güney amerika'da yaşayan bir tür.
Great bat : Yarasalar (chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, 11 cm kadar uzunlukta, 38 cm kadar kanat açıklığı olan, çok yükseklerde uçan, avrupa, asya ve afrika'da ormanlarda yaşayan bir tür. Erken uçan yarasa.
Great bear : Arabacı takımyıldızı (astronomi terimi). Büyükayı takımyıldızı (astronomi terimi). Yedi yıldızdan oluşan kepçe biçiminde bir takımyıldız. Büyük ayı. Büyükayı. Büyükayı (astronomi terimi).
İngilizce Great power Türkçe anlamı, Great power eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Great power ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.
Superpowers : Süper güçlü. Süper devlet.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
World power : Dünya çapında etkisi olan şey. Dünya gücü.
Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.
Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.
Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.
Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.
Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü.
Superpower : Süper devlet. Süper güçlü.
Great power synonyms : aluvial coast, ageing of the population, agrarian geography, air route, agricultural production, afforestation, adventife cone, altimetric profile, agricultural specialisation.

Bu kısımda Great power kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Great power ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Great power anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Great power ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.