Sapele türkçesi Sapele nedir
Sapele ingilizcede ne demek, Sapele nerede nasıl kullanılır?
Yehudah zisapel : Rad grup'un (bilgisayar iletişimi ve telekominikasyon alanında çalışan yüksek teknoloji şirketleri grubu) başkanı.
Chesapeake : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Virginia eyaletinde bölge. Virginia eyaletinde şehir. 1813 yılında britanya tarafından alıkonmuş olan bir abd gemisi. Abd'de bir kasaba ve körfez. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri.
Eicosapentaenoic acid : İnsanların sağlıklı beslenmesinde önemli rol alan, uzun zincirli çoklu doymamış, esansiyel, omega-3 yağ asitlerinden (20:5) olup genelde yağlı balıklarda fazla bulunan yağ asidi, eikosapentaenoik asit, epa. Eikosapentaenoik asit. Eykozapentaenoyik asit. Eikosapentaeonik asit. Epa.
Sap head : Aptal. (argo) ahmak kafa. Sağduyudan veya aklıselimden yoksun kimse.
Sap rot : Bir ağacın öz suyu. Ağaçların yeni kabuğu.
Sap wood : Yalancı odun. Ağaç kabuğunun altındaki tabaka.
Saphenous : Bacağın iki büyük yüzeysel damarı ile alakalı (anatomi terimi). Safenöz.
Sap : Güç. Sıçanyolu. Hayat kaynağı. Dirilik. Besisuyu. Aptal. Canlılık. Çökertmek. Temelini bozmak. Zayıflatmak.
Sap the strength : Zayıflatmak. Kuvvetten güçten düşürmek.
Sapanwood : Sapanağacı. Caesalpinia familyasın ait olan ağaçlardan elde edilen odun. Caesalpinia (küçük dikenli tropikal ağaç) cinsine ait ağaçlardan elde edilen tahta veya odun (kırmızı boya üretiminde kullanılan).
İngilizce Sapele Türkçe anlamı, Sapele eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sapele ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Packsaddle : Semer.
Stirrup iron : Üzengi demiri.
Sidesaddle : Atayan binmeye yarayan eyer. Kadın eyeri.
Representative : Temsil eden. Milletvekili. Karakteristik. Aracı olarak başkası adına mal satmakla görevlendirilen ve çoğunlukla yasal çalışma yeri ve elinde malı bulunmayan kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Temsilen. Delege. Sembolik. Tipik. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme.
Pommel : Kılıç sapının topuzu. Topuz. Top. Dövmek. Kılıç kabzasındaki top. Yumruklamak. Kılıç başı. Eyer kaşı.
Random sample : Rasgele örnek. Gelişigüzel örnek. Tesadüfi örnekleme. Seçkisiz örnek. Rastgele numune. Sondaj örnek. Rasgele örneklem. Gelişigüzel numune. Tesadüfi örnek.
Stirrup : Orta kulağın üzengi biçiminde olan en iç kemiği. U şeklinde mengene. Etriye donatısı. Marsipet ayağı. Sargı demiri. Sargı. Etriye. Üzengi kemiği. Üzengi.
Illustration : İlüstrasyon. Açıklama. Tanım. Örnekleme. Misal. Çizim. Verileri görsel kavramaya elverişli biçimde sunma. Resim. İllüstrasyon. Örnek.
Instance : Kerte. Rica. Misal. Örnek. İstek. Aşama. Durum. Dava. Olay. Kere.
Seat : Mevki. Yer. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Oturtmak. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. İskemle. Koltuk. Ata oturuş biçimi. Oturma yerini onarmak.
Sapele synonyms : western saddle, grab sample, stock saddle, english cavalry saddle, english saddle, tasting, cantle, cross section, saddlebow, coupon, example.
Sapele zıt anlamlı kelimeler, Sapele kelime anlamı
Abstain : Çekimser kalmak. İçkiden uzak durmak. Geri durmak. Sakınmak. Çekinmek. Perhiz yapmak. Kaçınmak. Perhiz etmek. Uzak durmak. Çekimser olmak.

Bu kısımda Sapele kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sapele ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sapele anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sapele ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.