Stirrup türkçesi Stirrup nedir

  • Orta kulağın üzengi biçiminde olan en iç kemiği.
  • U şeklinde mengene.
  • Etriye.
  • Sargı.
  • Marsipet ayağı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Etriye donatısı.
  • Üzengi.
  • Sargı demiri.
  • Üzengi kemiği.

Stirrup ingilizcede ne demek, Stirrup nerede nasıl kullanılır?

Stirrup bone : Üzengi kemiği. Üzengikemiği.

Stirrup cup : Ayrılma anında biniciye verilen içki.

Stirrup iron : Üzengi demiri.

Stirrup leather : Üzengi kayışı.

Stirrup pump : Yangın söndürücü el pompası. Hafif tulumba.

Stirrings : Karıştıran. Canlandırıcı. Heyecan verici. Renkli. Kıpırtı. Heyecanlandırıcı. Karıştırıcı. Heyecanlı. Coşkulu. Olaylı.

Stirring times : Heyecanlı günler. Karıştırma süresi.

Stirred : Karıştırmalı. Karıştırılmış. Karışmış.

Magnetic stirrer : Bir sıvı içerisindeki maddelerin erimesini ve karışmasını sağlamak için kullanılan laboratuvar cihazı. Manyetik karıştırıcı. Manyetik ısıtıcılı karıştırıcı. Mıknatıslı karıştırıcı.

Stirring : Coşkulu. Canlandırıcı. Karıştırma. Karıştırıcı. Kıpırtı. Heyecan verici. Heyecanlandırıcı. Renkli. Karıştıran. Heyecanlı.

İngilizce Stirrup Türkçe anlamı, Stirrup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stirrup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Links : Sahildeki çimli kumul. Golf sahası. Bağlantılar.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Packs : Sürü. Paket. Yığın. Sırt çantası. Semer. Ambalaj. Bohça. Deste (iskambil). Kütle.

Saddle : Yüklemek. Yatak kovanı. Semer vurmak. Kaltak (eyer). Semer. Telli çalgılarda telin gövdeyle temasını sağlamak amacıyla köprü üzerine yerleştirilen ve çalgının türüne bağlı olarak her tel için ayrı ayrı veya tüm teller için tek parça olabilen bileşen. Sele. Eyer vurmak. Eyer.

Acacia : Akasya sakızı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya. Arap zamkı.

Bandage : Bağ. Bandajlamak. Bağlamak. Bandaj. Dolamak. Sargı bezi. Sargı sarmak. Yarayı sarmak.

Fascia : Karın sargısı. Sütun kornişi. Kemer. Bant. Sargı, ak zar, şerit, bağ. Bağ. Şerit. Fasya.

Fascias : Kemer. Bağdoku. Bağ. Fasya. Sütun kornişi. Bant. Şerit. Karın sargısı. Büyülemek.

Stirrup synonyms : auditory ossicle, stapedes, stapes, a cell, a protein, pack, middle ear, a chromosome, haunch, stirrups, abramis zone, coiling, a cells, dressing, compound winding, stirrup bone, abiotic environment, imposting, coil, support, a site, bobin, abacus bodies, band, tympanum, tympanic cavity, fasciae, dressings, spool, aardvark, impost, abambulacral area, stirrup iron.

 

Stirrup zıt anlamlı kelimeler, Stirrup kelime anlamı

Unformed : Şekillenmemiş. Biçimlendirilmemiş. Biçimlenmemiş. Yaratılmamış. Gelişmemiş. Biçimsiz. Şekilsiz. Oluşmamış.

Stirrup ingilizce tanımı, definition of Stirrup

Stirrup kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of ring, or bent piece of metal, wood, leather, or the like, horizontal in one part for receiving the foot of a rider, and attached by a strap to the saddle, used to assist a person in mounting a horse, and to enable him to sit steadily in riding, as well as to relieve him by supporting a part of the weight of the body.