Links türkçesi Links nedir

  • Bağlantılar.
  • Sahildeki çimli kumul.
  • Sargı.
  • Etriye.
  • Golf sahası.

English: Ali was having trouble trying to find his best pair of cuff links.
Turkish: Ali en iyi kol düğmelerini bulmaya çalışırken sorun yaşıyordu.

English: Would you like to exchange links?
Turkish: Bağlantıları değiştirmek ister misin?

English: A chain is made up of many links.
Turkish: Bir zincir birçok bağlantıdan oluşur.

English: My name links me with my ancestors.
Turkish: Adım beni atalarımla bağlar.

English: The world's tropical rainforests are critical links in the ecological chain of life on the planet.
Turkish: Dünyadaki tropikal yağmur ormanları, gezegende yaşamın ekolojik zincirine kritik bağlantılıdır.

Links and references : Bağlantılar ve başvurular.

Change links to : Bağlantıların değiştirileceği yer.

Create links to source data : Kaynak veriye bağlantı yarat.

Update automatic links at open : Bağlantıları açılışta otomatik güncelleştir.

Absolute links : Mutlak bağlantılar. Mutlak bağlaçlar.

Ask to update automatic links : Otomatik bağlantıları güncelleştirmek için sor.

Dial up links : Telefonla aramalı bağlantılar.

Excel links : Excel bağlantıları.

 

Metal links : Metal bağlantılar.

Edit links : Bağlantıları düzenle.

Sözcükler, direkt olarak Links ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coil : Kangal etmek. Tutam. Sarmak. Dolanmak. Kangallanmak. Kangal haline gelmek. Kıvırmak. Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi. Bir mıknatıs ve bu mıknatısın çevresine sarılmış, oluşturduğu manyetik alan yoluyla çalgıdaki tel titreşiminin ses sinyaline dönüşümüne olanak sağlayan ve dışına yapıştırılan bir bez ile yalıtılan iletken tel yumağından oluşan alet.

Coiling : Kıvrılma. Sarma. Kangallama. Kangal sarma. Sarım. Helezonlaştırmak.

Pack : Kütle. Eşyalarını toplamak. Bavuluna koymak. Ambalajlamak. Ambalaj. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Sarmak. Yığın. Valiz toplamak. Paket.

Dressing : Kuklayı giydirme işi. Sos. Pansuman. Salata sosu. Terbiye. Kukla giydirme. Giyme. Apre. Giyinme.

Stirrup : Etriye donatısı. Sargı demiri. Marsipet ayağı. Üzengi. Orta kulağın üzengi biçiminde olan en iç kemiği. U şeklinde mengene. Üzengi kemiği.

Compound winding : Karma. Bileşik sargı. Karma sargı.

Bandage : Koruyucu çember. Yarayı sarmak. Sarmak. Bağ. Dolamak. Sargı bezi. Bandaj. Sargı sarmak.

Dressings : Gübre. Yapının dış kısmı. Apre. Salata sosu. Terbiye. Giydirme. Giyme. Pervaz. Dolma harcı.

Fascia : Bağ. Sütun kornişi. Sargı, ak zar, şerit, bağ. Renkli şerit. Büyülemek. Fasya. Şerit. Bant. Bağdoku.

Golf links : Golf alanı.

Links synonyms : links course, bobin, bindings, golf course, packs, spool, joints, fasciae, stirrups, connections, connexions, band, fascias.

Links ingilizce tanımı, definition of Links

Links kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tract of ground laid out for the game of golf. A golfing green.