Sap the strength türkçesi Sap the strength nedir

Sap the strength ingilizcede ne demek, Sap the strength nerede nasıl kullanılır?

Sap : Avanak. Zayıflatmak. Cop. Lağım. Sıçanyolu kazmak. Dirilik. Usare. Altını kazmak. Temelini bozmak. Lağım kanalı.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Strength : Dinçlik. Önem. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Gereçlerin çeşitli dış etkenlere karşı koyarak, biçim ve başka özelliklerini koruyabilme niteliği. Askeri güç. Bir cismin ya da bir yapının dayanıklılığı. Güç. Şiddet. Fizik, uzay, kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Dayanıklılık.

On the strength of : Ötürü. Gereğince. -e dayanarak. -in yüzünden. Dayanarak. -e güvenerek.

İngilizce Sap the strength Türkçe anlamı, Sap the strength eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sap the strength ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Endamage : İncitmek. Kötülük etmek. Bozmak. Zarar vermek. Yaralamak.

Emasculating : İğdiş etmek. Hadım etmek. Hadım edilmiş. Emenmiş. Bozmak. Kuşa dönmüş (yazı) (bazı kısımları çıkarılarak veya sansürlenerek). Kuşa çevrilmiş (yazı) (bazı kısımları çıkarılarak veya sansürlenerek). Hafifletmek. Kuvvetten düşürülmüş. Fakirleştirmek (dil).

Emasculates : Bozmak. Bazı kısımları çıkararak veya sansür ederek bir yazıyı kuşa benzetmek. Fakirleştirmek (dil). İğdiş etmek. Burmak. Kuşa çevirmek. Enemek. Hadım etmek. Hafifletmek.

Cripples : Sakatlamak. Felce uğratmak. Kötürüm bırakmak.

Emaciates : Bir deri bir kemik yapmak. Verimsizleştirmek. Çok zayıflamak.

Attenuate : Kısmak. Dar. Değerini düşürmek. Hafifletmek. Sindirmek. İnceltmek. Söndürmek. Azaltmak. Hafifleştirmek.

Emasculate : Kuvvetten düşürmek. Fakirleştirmek (dil). İğdiş edilmiş. Burmak. Hafifletmek. Kuvvetten kesilmiş. Enemek. Hadım edilmiş. Bozmak.

Emaciating : Çirozlaşma. Bir deri bir kemik yapmak. Verimsizleştirmek.

Debilitate : Güçsüzleştirmek. Sarsmak. Güçten düşürmek. Kuvvetten düşürmek. Takatten düşürmek. Zaafa uğratmak. Takatini kesmek.

Cutting edge : En gelişmiş aşama. Kesici yüz. Kesici kenar. En öndeki yer. Ağız. Bıçağın ekin tarafı. Kesici uç. En ileride olma. Keskin nitelik.

Sap the strength synonyms : debilitates, cripple, deaden, damp down, deadens, attenuates.