Saplı nedir, Saplı ne demek

Saplı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Sapı olan.
  • Büyük kepçe.
  • Saplanmış olarak

"Saplı" ile ilgili cümle

  • "İki çocuk tahta saplı bir çakı ile kollarını çizdiler." - Ö. Seyfettin
  • "Bıçak karpuza saplı duruyor."

Yerel Türkçe anlamı:

Saplı su tası, maşrapa

Büyük su kepçesi, uzun bir sapı olan tas, büyük kepçe

Su alma kabı

Büyük bakır kepçe.

1.Büyük kepçe. 2.bk. saplak. 3.Kevgir.

Kazandan sıcak su almakta kullanılan uzun saplı tas.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Pekmez karıştırmak amacıyla kullanılan kulplu tas. (Çukurören *Güdül -Ankara)

Fransızca'da Saplı ne demek?:

pédoncule

Osmanlıca Saplı ne demek? Saplı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

zusak

Saplı tanımı, anlamı:

Saplı meşe : Yurdumuzda yetişen bir tür meşe (Quercus robur).

Kök saplı : İnci çiçeği veya eğrelti gibi çok yıllık kök sapı bulunan bitki.

Büyük : Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Büyük abdest. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Niceliği çok olan.

Kepçe : Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan.

 

Saplı delgi : Salyangoz delginin elle tutularak döndürülebilen türü.

Saplı konjunktiva grefti : <İ>Bulbar konjunktivadan kesi yapılarak ayrılan saplı mukoza parçası. Bu parça kornea ülseri üzerine kapatılarak iyileşme hızlandırılır .

Saplıcadindon : Armut.

Saplıcan : Akciğer zarı yangısı, zatürcenp Akciğer yangısı, zatürree. Zatürree

Saplıcatinton : 1.Patlıcan. 2.Dağ elması.

Saplıh : İğneye takılan iplik parçası

Saplıhlamak : Düğümlemek: İplin arhasını saplıhla.

Saplık : Balta, çapa ve benzeri araçlara sap yapmakta kullanılan odun.

Saplıkarga : Alakarga, saksağan.

Saplım : İğneye takılan bir sap iplik. İğneye takılan iplik parçası

Saplı ile ilgili Cümleler

  • "Tom Mary'ye doğum günü için bir kutu çikolata ve uzun saplı bir gül verdi" " O gerçekten hoş."
  • Ali üç uzun saplı bardağa şarap koydu.
  • Teflon saplı ızgaralar neredeyse kullanılmaz.

Diğer dillerde Saplı anlamı nedir?

İngilizce'de Saplı ne demek? : adj. stalked, stalky, pedicellate, stemmed

Fransızca'da Saplı : à manche

Almanca'da Saplı : adj. gestielt