Sardine türkçesi Sardine nedir

  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dişli sazangiller (cyprinodontidae) familyasından, güney avrupa, kuzey afrika ve yurdumuzun tatlı sularında yaşayan, 5-6 cm kadar uzunlukta, büyüklerine ateş balığı da denen, konservesi yapılan, eti lezzetli bir balık.
  • Kırmızı akik taşı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sardalye.
  • Sardalya.
  • Ateşbalığı.
  • Sardalye balığı.
  • Ateş balığı.

Sardine ile ilgili cümleler

English: It's unfair that one of the cans had only five, instead of seven, pieces of sardines.
Turkish: Bu kutularda yedi yerine sadece beş parça sardalya olması haksızlık.

Sardine ingilizcede ne demek, Sardine nerede nasıl kullanılır?

Sardine can : İçerisinde yağ ve su içerisinde muhafaza edilmiş sardunya bulunan konserve. Sardunya konservesi.

Sardine oil : Sardalya konservesi artıklarından özütlemeyle elde edilen ve vitamin kaynağı olan fakat insan gıdalarına katılmayan bir yağ. Sardalye yağı. Sardalya yağı.

Sardine sandwich : Sardalyeli sandviç.

Pacific sardine : Pasifik sardalyası.

Sardines : Sardalya. Ateşbalığı.

Sardinian warbler : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ötleğengiller (sylviidae) familyasından, 14 cm kadar uzunlukta, sırtı kül rengi kara ya da kül rengi kahverengi, karnı beyaz olan, akdeniz memleketlerinde fundalık ve bahçelerde yaşayan, türkiye'de trakya, marmara ve ege sahillerinde bulunan, böcek, böcek larvaları ve meyve taneleri ile beslenen bir tür. karabaş küçük ötleğen. Maskeli ötleğen.

 

Sardinians : Sardinya´ya özgü. Sardinyaca. Sardinya. Sardinyalı.

Like sardines : Balık istifi gibi. Sıkış tepiş.

Canned sardines : Sardalya balık konservesi.

Sardis : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Kentucky eyaletinde şehir. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Sart (tarih terimi). Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.

İngilizce Sardine Türkçe anlamı, Sardine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sardine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

Pilchard : Aptal. Salak. Büyük sardalye. Mal. Büyük boy sardalye balığı.

Saltwater fish : Tuzlu su balığı. Deniz balığı. Denizde yaşayan balıklar.

Sprat : Çaça. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hamsigiller (clupeidae) familyasından, 13-17 cm kadar uzunlukta, hamsiye çok benzeyen, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. Bir tür ufak ringa balığı. Çaçabalığı. Çaça balığı. Hamsi gibi küçük bir balık.

Sard : Bir tür kuvars.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Sardine synonyms : clupeid fish, clupea sprattus, clupeid, sild, brisling, sardines, abo blood groups system, abiotic factor, abramis zone, acacia, pilchards, food fish, aardvark, a cell, a chromosome, aardwolf, abambulacral area, a protein, sardina, aardvarks.

Sardine ingilizce tanımı, definition of Sardine

Sardine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any one of several small species of herring which are commonly preserved in olive oil for food, especially the pilchard, or European sardine (Clupea pilchardus). The California sardine (Clupea sagax) is similar. The American sardines of the Atlantic coast are mostly the young of the common herring and of the menhaden. [Bakınız: Sardius].