Sauced türkçesi Sauced nedir

  • Terbiyelenmiş.
  • Küstah.
  • Şımarıklık etmek.
  • Terbiyelemek.
  • Sosu veya çeşnisi katılmış.
  • Şımartılmış.
  • Sos katmak.
  • Tepesine çıkmak.
  • Arsız.
  • Terbiyesiz.
  • Soslu.
  • Çeşni katmak.
  • Sos katılmış.
  • Lezzet katılmış.

Sauced ingilizcede ne demek, Sauced nerede nasıl kullanılır?

Saucedish : Komposto kasesi.

Sauce boat : Sos servis etmek için tabak. Sos kabı.

Sauce pan : Uzun saplı tencere. Sos tenceresi.

Allemande sauce : Alman folk dansı.

Anchovy sauce : Ançüez sosu.

Bechamel sauce : Beşamel. Un tereyağı ve sütle yapılan beyaz bir sos (soğanla terbiye edilir). Beşamel sosu. Beyaz salça. Beşamel sos.

Cheese sauce : Peynirli sos. Peynir sosu.

Burgundy sauce : Burgonya sosu.

Barbecue sauce : Barbekü sos. Izgara sosu. Barbekü sosu.

Apricot sauce : Kayısı sosu.

İngilizce Sauced Türkçe anlamı, Sauced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sauced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scalloped : Bir sosta pişirilmiş. Sosla pişirilmiş. Eğilerek veya yiv açılarak süslenmiş kenar.

Taboo : Belli davranış ya da sözlerin bir toplumca, bir toplumsal kümece çekinceli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması. (insanbilimde) ilkel topluluklarda kimi büyüsel, dinsel tasarımlara ilişkin olarak belli davranış ya da sözlerin toplumca çekinceli sayılması ve olumsuz toplumsal yaptırımlarla yasaklanması. Tekinsiz. Dokunulmaz. Kutyasak. Yasak. Memnu. Kutgüç ile yüklü oldukları düşünülen insan, hayvan, nesne ve doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi, bunlardan kaçınma. Mana ile yüklü oldukları kabul edilen insanların, hayvanların, nesnelerin, doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi ve bunlardan kaçınma, a. bk. geçici tabu, sürekli tabu. Tabulaştırmak.

 

Bald : Yapraksız. Dazlak. Dazlak (argo terim). Besbelli. Yalın. Sıkıcı. Kabak. Yavan. Süssüz. Saçsız.

Bawdy : Sekse ilgi. Müstehcen. Seksle ilgili. Açık saçık. Seksle ilgi. Fuhşiyata dair. Açık.

Broadest : Belli. En geniş. Genel. Göze çarpan. Açık. Enli. Ana. Aksanlı. Yaygın.

Brassiest : Pirinç gibi. Pirinç kaplı. Sırnaşık. Cırtlak. Gürültücü ve kaba (kadın). Pirinç sarısı renginde. Yüzsüz.

Inspirational : Cesaretlendirilmiş. Esin veren. Canlandırılmış. Teşvik edilmiş. İlham verici. Motive edilmiş. Canlandıran veya teşvik eden. Esinlenmiş. İlham veren. Esinlenme ile ilgili.

Boldest : Cüretkar. Kaim. Cesaretli. Atılgan. Koyu renk yazılmış. Cesur. Cesaret isteyen. Dik.

Blackguardly : Ağzı bozuk.

Pampered : Şımartmak. Bir dediğini iki etmemek. Yüz vermek.

Sauced synonyms : pious, broader, caddish, audacious, blackguards, heavenly, consecrated, spice, bold faced, brash, blackguard, add zest to, sacrosanct, seasons, barefaced, unspeakable, inviolate, spiritual, quasi religious, brashest, dedicated, consecrate, bold, spoilt, sauces, brashes, coarser, bawdies, arrogant, baldfaced, blatant, divine, saucing.

Sauced zıt anlamlı kelimeler, Sauced kelime anlamı

 

Desecrated : Kutsal sayılmayan. Saygısızlığa uğramış (kutsal bir şey). Zarar verilmiş. Saygısızlık edilmiş. Bozulmuş.

Earthly : Dünyevi. Akla yatkın. Mümkün. Olabilecek. Maddi. Dünyaya ait. Ayakları yere basan. Olanaklı. Olası.

Profane : Saygısızlık etmek. Pisletmek. Bulaştırmak. Bayağı. Laik. Saygısız. Kutsal şeylere karşı saygısız. Profan. Dinle ilgisi olmayan. Kafir.

Sauced antonyms : impious, concentrated.