Save the trouble türkçesi Save the trouble nedir

  • Çaba harcamaya değmez.
  • Dert etme.
  • Zaman kaybı.
  • Çaba sarfetme.

Save the trouble ingilizcede ne demek, Save the trouble nerede nasıl kullanılır?

Save : Kazandırmak. İdareli kullanmak. Bağışlamak. Biriktirmek. Kayda geçirmek. Tasarruf etmek. Sayı yapmasını önlemek. Korumak. Kurtarma. Tutmak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Trouble : Rahatsızlık vermek. Problem. Uğraştırmak. Başını ağrıtmak. Zahmet etmek. Dert. Tedirgin etmek. Üzmek. Rahatsız etmek. Zahmet vermek.

Save the day : Durumu veya vaziyeti kurtarmak. Günü kurtarmak.

Save the mark : İfade için beni affet.

Be worth the trouble : Zahmete değmek.

Saved him the trouble : Onu beladan kurtarmış. Sinir bozucu bir durumdan onu kurtarmış. Can sıkıcı bir durumdan kaçınmasına yardım etmiş.

Save the situation : Durumu kurtarmak. Bir durumu başarısız olmaktan kurtarmak. Hızır gibi yetişmek.

Take the trouble of : Zahmet etmek.

İngilizce Save the trouble Türkçe anlamı, Save the trouble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Save the trouble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Leeways : Akıntı payı. Rüzgaraltına düşme. Geminin rüzgaraltı yanına düşmesi. Gecikme. Bol yer. Rotadan çıkma. Rahat kımıldanacak yer. Rahatça kımıldanacak yer. Sürüncemede kalan işler.

Leeway : Bol yer. Geminin rüzgaraltı yanına düşmesi. Sürüncemede kalan işler. Rotadan çıkma. Rahatça kımıldanacak yer. Rüzgaraltına düşme. Akıntı payı. Rahat kımıldanacak yer. Rahat hareket edilecek yer.

Never mind : Takma kafana. Boş ver. Boşver gitsin. Zararı yok!. Salla gitsin. Canın sağolsun. Aldırma. Koyver gitsin. Boşver. Olsun.

Waste of time : Fayda elde edilmeden zaman geçirilmesi. Vakit kaybı. Zaman hebası. Zaman israfı. Zamanı iyi kullanmama.

Biz : İş. Saçmalık.