Save the day türkçesi Save the day nedir

  • Durumu veya vaziyeti kurtarmak.
  • Günü kurtarmak.

Save the day ile ilgili cümleler

English: Well, if it isn't Moustapha who comes to save the day.
Turkish: Peki, ya günü kurtarmaya gelen Mustafa değilse.

Save the day ingilizcede ne demek, Save the day nerede nasıl kullanılır?

Save : Korumak. Engellemek. İdareli kullanmak. Kurtarma. Kayda geçirmek. Biriktirmek. Kaydetmek. Tasarruf etmek. Kurtarmak.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Day : Gündüz. Gündüzlü (öğrenci). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Çağ. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Devir. Zaman. Dönem. Gün.

Save the mark : İfade için beni affet.

Save the situation : Durumu kurtarmak. Hızır gibi yetişmek. Bir durumu başarısız olmaktan kurtarmak.

The day of judgement : Kıyamet günü.

The days of the messiah : Kıyamet. Ölümün veya ölülerin yükselişi veya dirilişi. Dünyanın son günleri. Mesih'in günleri. Armagedon.

The day of judgment : Mahşer günü. Kıyamet günü.

The day of doom : Dünyanın sonu. Kıyamet günü.

Save the trouble : Dert etme. Zaman kaybı. Çaba harcamaya değmez. Çaba sarfetme.