Save your breath türkçesi Save your breath nedir

  • Ne desen nafile.
  • Üzülme.
  • Nefesini sakla.
  • Çeneni yorma!.
  • Nefesini tüketme.
  • Kendine dert etme.
  • Ne desen boş.
  • Çabaya değmez.

Save your breath ile ilgili cümleler

English: Save your breath, Tom.
Turkish: Nefesini tut, Tom.

English: Save your breath.
Turkish: Nefesini tut.

English: You can save your breath. There is no use talking to him.
Turkish: Nefesini idareli kullanabilirsin. Onunla konuşmanın hiç bir faydası yok.

Save your breath ingilizcede ne demek, Save your breath nerede nasıl kullanılır?

Save : İdareli kullanmak. Kaydetmek. Bağışlamak. Kayda geçirmek. (para) biriktirmek. Kazandırmak. Tutmak. Kurtarma. Sayı yapmasını önlemek.

Your : Sizin. Senin.

Breath : Fısıltı. Hafif rüzgar. An. Soluk. Nefes. Ağızdan çıkan buhar. Dem. Esinti.

Save your reverence : Çok fazla kompliman yapma. Yaltaklanma içerisine girme.

İngilizce Save your breath Türkçe anlamı, Save your breath eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Save your breath ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Worriments : Üzüntü. Endişe. Kaygı.

Ruth : Merhamet. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Kadın ismi. Yerinme. Ruth'un hikayesinin anlatıldığı eski ahit kitabı. Acıma. Acınma. Şefkat.

Worriment : Kaygı. Tedirginlik. Üzüntü. Çöküntü. Endişe. Korku.

Sorrowfulness : Kederlilik. Hüzünlülük. Üzgünlük. Üzüntü.

Sorriness : Üzüntü. Pişmanlık.

Ruths : Acınma. Yerinme. Merhamet. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Kadın ismi. Şefkat. Acıma.