Scammer türkçesi Scammer nedir

Scammer ingilizcede ne demek, Scammer nerede nasıl kullanılır?

Scammonies : Mahmude otu (botanik terimi). Mahmude. Mahmudeotu. Mahmude zamkı (botanik terimi). Mahmude zamkı. Mahmude otu.

Scammony : Mahmude zamkı (botanik terimi). Mahmude otu (botanik terimi). Mahmude zamkı. Mahmude. Mahmude otu. Mahmudeotu.

Scam : Aldatma. Tertip. Sahtekarlık. (uyuşturucu anlamında) mal (ceza evi argosu). Sahtekarca hareket. Dolap (çevirmek). Dümen (sahtecilik). Dalavere. Dolandırma. Dolandırıcılık.

Scamble : Düzensiz olmak. Mengeneden geçirmek. Shove and push. Kaba olup çevreye rahatsızlık vermek. Dolambaçlı olmak. Yaymak. Ezmek. Sakarca hareket etmek. Be rude and cause disturbance. Beceriksiz bir tarzda hareket etmek.

Scamorza : Scamorze peyniri. Sert ve hafif tuzlu beyaz italyan peyniri.

Scamper : Acele kaçmak. Tüyme. Kaçma. Koşmak. Koşuşturmak. Seğirtmek. Acele ile gitmek. Kaçmak. Acele kaçış.

Scamper about : Koşuşturmak. Alelacele gitmek. Koşmak.

Scampers : Kaçmak. Koşmak. Acele kaçmak. Kaçma. Koşuşturmak. Tüyme. Seğirtmek. Acele ile gitmek. Acele kaçış.

Scampering : Acele kaçış. Koşuşturmak. Acele ile gitmek. Koşmak. Acele kaçmak. Kaçmak. Seğirtmek. Tüyme. Kaçma.

 

Scamped : Kaçmak. Sakınarak kullanmak. Hızla koşmak. Yarım yamalak yapmak. Kısmak. Seğirtmek. Yaramaz. İdareli kullanmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Baştan savma yapmak.

İngilizce Scammer Türkçe anlamı, Scammer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scammer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sharper : Hileci. Dalavereci. Üçkağıtçı. Hilebaz.

Adulterators : Kalitesiz yapan kişi veya şey. Hilekar. Yozlaştıran kişi veya şey.

Welcher : (argo) dolandırıcı. Sözünü tutmayan kimse. Kumar borcunu ödemekten kaçan kimse. At yarışlarında hile yapan kimse.

Bastardly : Ahlaksız. Evlilik dışı doğmuş. Evlilik dışı doğan. Dejenere olmuş. Bozulmuş. Taklit. Yolsuz. Sahte. Yozlaşmış.

Confidence man : Üçkağıtçı. Düzenbaz. Zarfçı.

Bunco steerer : Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Üçkağıtçı. Bunko steerer. Hilekar.

Blackleg : Grev sırasında çalışan işçi. Hilekar kumarbaz. Greve katılmayan işçi. Yaz aylarında, meradaki geviş getiren hayvanlarda görülen, kaslardaki latent clostridium chauvoei sporlarının etkinleşmesiyle oluşan, yüksek ateş, kısa sürede ölüm ve kangrenli kas yangısıyla belirgin toksemik hastalık, amfizemli kangren, semptomatik şarbon, hlk. kara yakma, kara yandık, kara yanık. Greve katılmamak. Grev kırıcı. Adı kötüye çıkmış kumarbaz. Yanıkara.

Crappiest : Berbat. Boktan. Bombok.

Catamites : İbne. Oğlan. İbne (argo terim).

Cheater : Kopya çeken. Sınavlarda kopya yapan ya da kopya yapmayı alışkanlık durumuna getiren öğrenci. Hileci. Aldatan (eş). Hilekar. Hilebaz. Aldatan kimse. Kopyacı.

Scammer synonyms : clip artist, card sharp, card sharper, grifters, cattiest, corrupted, cardsharp, beneath contempt, bilk, covinous, crappier, sharpies, gougers, beastly, dastardly, cruel, bamboozlers, awfuller, scoundrel, cattish, bilker, adventurer, crappie, black guard, gouger, cowardly, dickhead, catamite, bilking, trickster, crooked, counterfeiters, double hearted.