Scantiness türkçesi Scantiness nedir

Scantiness ingilizcede ne demek, Scantiness nerede nasıl kullanılır?

Scanting : Sınırlandırma. Birşeyi kısıtlama veya sınırlandırma eylemi. Beklenenden daha az değişiklik yapma eylemi. Bir şeyi kısıtlama ya da azaltma. Doğru miktardan daha az verme. Limitleme.

Descanting : En yüksek sesten şarkı söylemek. En yüksek ses. Şarkı söylemek. Beste. Birkaç sesle okunan parçada en yüksek ses. Hararetli okuma. Hararetle okumak.

Scantier : Eksik. Sınırlı. Kıt. Dar. Bereketsiz. Kısa iç çamaşırı. Az. Bayan külodu. Pek az. Kısıtlı.

Scanties : Bayan kilotu. Külot. Bayan külotu. İç çamaşırı.

Scantiest : Sınırlı. Dar. Kısıtlı. Kısa iç çamaşırı. Yetersiz. Bereketsiz. Kıt. Pek az. Eksik. Az.

Scantily : Zar zor. Eksik bir şekilde. Ancak. Eksik olarak. Kıt olarak. Ekonomik bir tarzda. Yetersizce. Yetersiz bir şekilde. Güç bela. Tutumlu bir şekilde.

Scantily explored : Eksik bir şekilde keşfedilmiş. Sınırlı şekilde keşfedilmiş.

Tradescantia : Telgraf çiçeği. Örümcek bitkisi. Bahçe telgrafı. Mor telgraf.

İngilizce Scantiness Türkçe anlamı, Scantiness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scantiness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Inadequacies : Eksik yönleri. Eksiklikler. Yetersizlikler. Eksiklik. Eksik yönler.

Pressure : Coğrafya, fizik, kimya, eskrim, madencilik alanlarında kullanılır. Baskılamak. Sıkıntı. Basınç. Pres. Ezme. Baskı yapmak. Baskı (manevi). Bk. havayuvarıbasıncı. Birim alan başına dik olarak düşen kuvvet.

Abstemiousness : Özellikle yeme içme konusunda kendini tutma. Riyazet. Perhizkarlık. Ölçülü olma. Aşırıya kaçmama. Kendini tutma (özellikle yeme içme konusunda). Feragat. Çok yiyip içmekten sakınma. Azla yetinme.

Handicap : Elverişsiz durum. Engel. Mahzur. Sakatlık. Özür. Engellemek. Özürlülük. Handikap. Aksaklık.

Minorities : Bir ülke nüfusunun çoğunluğu içinde sayı bakımından az; soy, dil ya da din bakımlarından ayrımlı; ancak, yasalar önünde aynı yurttaşlık hakları olan topluluklar. Azınlıklar. Reşit olmama. Azınlık.

Sparsity : Aralıklı olma. Seyreklik.

Footlessness : Ehliyetsizlik. Beceriksizlik. Ayak veya ayaklarının olmaması veya onlardan yoksun olma. Bir ya da iki ayağın olmaması. Gerçek dışılık. Ayaksızlık. Eksiklik (argo terim).

Meagerness : Kuruluk. Zayıflık. Zayıf halde.

Scantiness synonyms : paucities, scantness, famines, exiguity, dearth, thinness, scarcity, famine, fewness, sparseness, grayness, rarity, closeness, failures, drought, hungering, paucity, narrowness, picking, pressures, meagreness, disablement, hardship, flimsiness, penury, narrow circumstances, rarities, rareness, insufficiency, constraint, poorness, handicaps, disability.

Scantiness zıt anlamlı kelimeler, Scantiness kelime anlamı

Sufficiency : Yeterli şey. Elverişlilik. Yeterlik. Yeterli miktar. Yeterli olma. Yeterlilik. Yeterli bir miktar. Uygunluk. Kifayet.

 

Adequacy : Yeterlik. Yeterlilik. Uygunluk. Kifayet. Ehliyet. Yetenek. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. İstihkak.

Scantiness ingilizce tanımı, definition of Scantiness

Scantiness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Quality or condition of being scanty.