Scapulae türkçesi Scapulae nedir

Scapulae ingilizcede ne demek, Scapulae nerede nasıl kullanılır?

Arteria circumflexa scapulae : A. subscapularis'ten çıkarak m. subscapularis ile m. suprascapularis'i vaskularize eden atardamar. Arterya sirkumfleksa skapula.

Collum scapulae : Kürek kemiği boynu. Kollum skapula.

Incisura scapulae : İnsisura skapula. Kürek kemiğinin margo cranialis'inin collum scapulae’ye doğru yaptığı çentik.

Spina scapulae : Spina skapula. Kürek kemiğinin yan yüzünü fossa infraspinata ve fossa supraspinata olmak üzere iki bölüme ayıran uzunlamasına kemik çıkıntısı.

Scapula : Omoplat. Kürekkemiği. Kürek kemiği. Skapula.

Scapulars : Omuz. Omuz sargısı. Skapular. Omuz örtüsü. Skapuler. Kuş boynundaki tüyler. Omuz ve kürek kemiğine ilişkin. Kürekkemiği (ile ilgili). Kısa pelerin.

Interscapular : Skapula arasında olan. Kürek kemikleri arasında olan (anatomi terimi).

Vena scapularis dorsalis : Vena skapularis dorsalis. V. costocervicalis'in bir dalı.

Scapulary : Omzun arkasındaki düz kemiğe ilişkin (anatomi terimi). Skapular olarak. Omuz kılıçlarına veya kulunçlarına ilişkin.

Nervus suprascapularis paralysis : N. suprascapularis’in yıkımına bağlı olarak innerve ettiği m. supraspinatus ve m. infraspinatus’un kontraksiyonlarının tam veya kısmen ortadan kalkması. Nervus supraskapularis felci.

 

İngilizce Scapulae Türkçe anlamı, Scapulae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scapulae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Articulatio humeri : Kürek kemiğinin cavites glenoidalis’i ile kol kemiğinin caput humeris’i arasındaki eklem, artikulasyo humeri. Omuz eklemi.

Bladebone : (anatomi) kürekkemiği. Omuzun arka bölümünü oluşturan büyük düz kemik. Omuz kemiği.

Scapular : Kuş boynundaki tüyler. Omuz sargısı. Omuz ve kürek kemiğine ilişkin. Omuz örtüsü. Omuz. Kürekkemiğiyle ilgili. Skapuler. Kürekkemiği (ile ilgili). Skapular.

Shoulder : Omuzla itmek. Ön kolların bağlı olduğu omuz kemerinin bulunduğu bölge. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Banket. Omuzlayarak kendine yol açmak. Duyarlıkölçümü eğrisinin üstte sağa doğru kırılan; ışıklamadaki artışın yoğunlukta aynı ölçüde artışa yol açmadığı, dolayısıyla negatif gereçlerde konunun tüm özelliklerini yansıtmayan, düşük ışıklama bölgesinin yer aldığı bölümü. Omuz. Yüklenmek. Omuza almak. Üstüne almak.

Scapulas : Omoplat. Kürekkemiği.

Acromion : Kürek kemiğinin dış kenarı (anatomi terimi). Köprücük kemiği ucu. Akromyon. Akromiyon. Omuz çıkıntısı, omuz ucu.

Plumage : Kuşun tüyleri. Tüyler (kuş). Tüyler (kuşa ait). Süslü elbise. Kuş tüyleri. Tüylü elbise.

Os : Os karpale ıv. Köpekte, ratta ve porsukta varlığı bildirilmiş oluklu sonda biçiminde bir kemik. Os kuneiforme intermediolaterale. Metalik kimyasal element. Osmium. Orta kulak kemikçiklerinden birisi. İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Os tarsale ıv. Os tarsale ııı. Yassı kemik.

 

Scapula : Kürekkemiği. Omoplat.

Plume : Tüylerini düzeltmek (kuş). Mükafat. Tuğ. Sorguç. Tüy (kuşa ait). Ödül. Tüylerle süslemek. Kuştüyü. Nişan. Kuş tüyü.

Scapulae synonyms : glenoid fossa, acromial process, glenoid cavity, feather, blade bone, shoulder joint, schoulder blade, bone, omoplate, shoulder blade, shoulder bone, endoskeleton.