Sceptics türkçesi Sceptics nedir

Sceptics ingilizcede ne demek, Sceptics nerede nasıl kullanılır?

Sceptic : Kuşkucu kimse. Kuşkucu. Şüpheci. Hristiyanlıktan şüphesi olan kimse. Şüpheci kimse. Septik.

Sceptical : Kuşkulu. Şüpheci. Kuşkuculuğa ilişkin. Şüphe içinde. Septik. İnançsız. Şüpheli. Kuşkucu. Skeptik.

Sceptically : Şüpheyle. Duraksayarak. Kuşkucu. Kuşkuyla. Şüpheli olarak. Şüpheci. Tereddütle. Şüpheci bir şekilde.

Scepticism : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kuşkuculuk. Septisizm. Şüpheci yaklaşım. Şüpheci tavır. Evren, doğa ve toplum konularında kuşkuya yer bırakmayacak kesinlikte, nesnel bilgi elde etme olanağının bulunmadığını savunan bir düşünce akımı. Skeptisizm. İnakçı düşünceye bir tepki olarak gelişen, insan zihninin hiç bir alanda gerçek bilgiye ya da kesin yargıya ulaşamayacağını ileri süren ve hep kuşku içinde kalmayı gerekli bulan öğreti. Şüphecilik. İnançsızlık.

Be sceptical about : Kuşkuyla karşılamak. Şüphe etmek. Kuşku duymak. Şüphesi olmak.

Insusceptibility : Hissizlik. Adam sendecilik. Duyarsızlık. Vurdumduymazlık. Duygusuzluk.

Atomic susceptibility : Atom duyarlığı.

Introsusception : İçine çekme. Yabancı maddeyi içine alma (fizyoloji). Yeni maddeyi eskiler arasına yerleştirme (botanik terimi). Bir parçanın başka bir parça içine kayması (tıp veya medikal terimi). Emilim. Emilme.

 

Eurosceptic : Avrupa birliği'ne karşı olan ingiliz vatandaşı. Avrupa birliği'ne muhalif olan. Britanya ve avrupa birliği arasında yakın ilişkileri desteklemeyen ingiliz vatandaşı ya da politikacısı.

Be sceptical of : Şüphesi olmak. Şüphe etmek. Kuşku duymak.

İngilizce Sceptics Türkçe anlamı, Sceptics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sceptics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unbelieving : Tamamen. Kafir. İman etmeyen. İnanmayan. İmansız. İnançsız. Akidesi bozuk. Zındık. İtikatsız.

Intellect : Anlayış. Zihin gücü. Zeki kimse. Zeka. Kavrayım. Bilincin, algılama ve düşünme görevini yerine getiren bölümü zihinsel yetilerin tümü. bellek. Müdrike. Zihin. İdrak. Bilme, anlama ve usavurma süreçlerini içeren üst yeti.

Wonderer : Bir şeye hayran olan kişi. Bir şeye hayran olan. Güvenmeyen. İnanmaz. Hayranlık hisseden kimse. Güveni olmayan.

Skeptical : Kuşkulu. İnançsız. Şüpheli. Skeptik. Şüphe içinde.

Dubious : Belirsiz. Şaibeli. Müphem. Güvenilmez. Kuşkulu. Su götürür. Kuşku ve kararsızlık uyandırıcı. Ne getireceği belli olmayan. Şüpheli. Şüphe götüren.

Distrustful : İtimatsız. Kuşkulu. Şüpheli. Kuruntulu. Başkalarına güvenmeyen. Vesveseli. Güvensiz.

Pussy : Kadın. Korkak. Pişik. Kab. Kadın cinsel organı. Pıtış. Pisipisi. Kedi. Vajina. Amcık.

Pessimist : Karamsar. Pesimist. Karamsar kimse. Kötümser.

Skeptically : Şüpheli olarak. Kuşkucu bir tarzda. Sorgulayan bir tarzda. Şüpheyle. Kuşkuyla. Şüpheci bir şekilde. Şüphedolu bir şekilde.

 

Sceptics synonyms : sceptic, doubter, wonderers, contaminative, septics, doubters, suspicious person, abscessed, suspicious, purulent, germy, skeptic, infected, intellectual, septic, incredulous, putrefactive, from missouri, infectious, unhealthful, dirty, sceptically, mistrustful, doubting thomas, putrefacient, pestiferous, negativist, sceptical, skeptics, septicemic, infective.

Sceptics zıt anlamlı kelimeler, Sceptics kelime anlamı

Healthful : Sağlık için faydalı. Sıhhi. Sağlığa yararlı. Yararlı. Sıhhatli. Sağlıklı. Şifa verici. Hasiyetli.

Antiseptic : Mikropsuz. Mikropların üremesini engelleyen veya onları öldüren. Vücudun çeşitli kısımlarını mikroplardan arındırmak için kullanılan kimyasal madde. Arıtkan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Antiseptik. Artıkan.

Germfree : Sterilize edilmiş. Bakterisiz. Mikropsuz. Virüs olmayan. Steril.

Sceptics antonyms : optimist.