Schoolmaster türkçesi Schoolmaster nedir
- Sert hoca.
- Okul müdürü.
- Erkek öğretmen.
- Öğretmen.
Schoolmaster ingilizcede ne demek, Schoolmaster nerede nasıl kullanılır?
Schoolmastering : Öğretmen. Bir okulu yönetme faaliyeti. Okul müdürü. Erkek öğretmen. Eğitim. Öğretim.
Schoolmasters : Sert hoca. Okul müdürü. Öğretmen. Erkek öğretmen.
Schoolman : Ortaçağda üniversite eğitmeni. Akademisyen. Alim filozof. Skolastik görüşlü kimse.
Schoolmarm : Sert hoca. Öğretmen. Bayan öğretmen.
Schoolmarmish : Okul öğretmeninin karakterinde olan. Okul öğretmeni gibi hareket eden.
Schoolmate : Okuldaş. Sınıf arkadaşı. Okuldan arkadaş. Okul arkadaşı.
Schoolmarms : Öğretmen. Bayan öğretmen. Sert hoca.
Schoolmates : Okuldaş. Sınıf arkadaşı. Okuldan arkadaş. Okul arkadaşı.
İngilizce Schoolmaster Türkçe anlamı, Schoolmaster eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Schoolmaster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Instructor : Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Eğitici. Öğretim üyesi. Öğretim görevlisi. Okutman. Eğitmen. Doçent (amerikan ingilizcesi). Arıcılık eğitimcisi.
Preceptor : Hoca.
Bhagwan : Önder. Öğretici. Guru. Hint dininde tanrı. Üstat.
Beak : Hakim (ingiliz ingilizcesi). Kakaç. Ağız. Öğretmen (ingiliz ingilizcesi). Yargıç. Büyük burun. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). Kuşların keratinden oluşan, şekli, büyüklüğü, rengi türlere göre değişen bir ağız uzantısı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Schoolmistresses : Kadın öğretmen. Bayan öğretmen.
Head : Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. Başında olmak. Olgunlaşmak. Baş ile ilgili. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Baştaki. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı.
Mistress : Hanım. Bayan. Sahibe. Müdire hanım (okul). Evin hanımı. Kadın öğretmen. Dost. Bayan öğretmen. Ev sahibesi.
Educator : Pedagog. Eğitmen. Eğitbilimde uzmanlaşmış kişi. öğretmenlik, eğitim yöneticiliği ya da eğitim uzmanlığı yaparak eğitim çalışmalarına katkıda bulunan kimse. kendini eğitim çalışma ve sorunlarına vermiş olan ve bu alanda yapıtları olan kimse. eğitimin kuramsal ve uygulamalı bir alanında yaptığı öğrenimle akademik yeterlik elde eden ve özellikle üniversitelerin eğitim bölümlerinde öğretim üyeliği görevinde bulunan kimselere verilen ad. Eğitbilimci. Eğitimci. Eğitici. Eğitim görevlisi. Eğitme işiyle uğraşan kimse. küçük çocukların eğitimi ve öğretimiyle uğraşanlara verilen ad. nüfusu az olan köylerin öğretmen gereksinmesini karşılamak amacıyla açılan kısa süreli özel kurslarda yetiştirilen köy öğretmeni.
Donned : İspanyol efendisi. Kuşanmak veya giyinmek. Giymek. Öğretim görevlisi. Giyinmek. Giydirmek. Don. Bey. Uzman.
Schoolmaster synonyms : school principal, schoolmasters, provosts, indoctrinators, headmasters, provost, master, headmistresses, educationist, schoolmarm, instructors, principals, beaks, head teacher, indoctrinator, dons, headmaster, housemaster, principal, mistresses, preceptors, educationists, schoolmarms, pedagog, headteacher, pedagogue, school manager, dominie, schoolmastering, don.
Schoolmaster ingilizce tanımı, definition of Schoolmaster
Schoolmaster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A male teacher of a school. The man who presides over and teaches a school.

Bu kısımda Schoolmaster kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Schoolmaster ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Schoolmaster anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Schoolmaster ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.