Sconcing türkçesi Sconcing nedir

  • Duvar lambası.
  • [#ceza Cezalandırmak].
  • Sofra kurallarına uymayana bira vermemek.
  • Kafa.
  • Baş.
  • Aplik.
  • Cezalandırmak (oxford üniv.).
  • Bingi.
  • Ceza.
  • Duvar şamdanı.
  • Toprak siper.
  • Kelle.

Sconcing ingilizcede ne demek, Sconcing nerede nasıl kullanılır?

Ensconcing : Yerleştirmek. Yerleşme. Yerleştirme.

Misconcieve : Yanlış anlamak.

Sconce : Duvar lambası. Ceza. Kelle. Toprak siper. Cezalandırmak (oxford üniv.). Duvar şamdanı. Cezalandırmak. Sofra kurallarına uymayana bira vermemek. Aplik. Bingi.

Sconced : Cezalandırmak (oxford üniv.). Toprak siper. Ceza. Aplik. Cezalandırmak. Sofra kurallarına uymayana bira vermemek. Kafa. Baş. Bingi. Kelle.

Sconces : Ceza. Bingi. Baş. Cezalandırmak (oxford üniv.). Sofra kurallarına uymayana bira vermemek. Toprak siper. Duvar lambası. Aplik. Cezalandırmak. Kafa.

Be disconcerted : Bozum olmak. Bozulmak.

Disconcert : Şaşırtmak. Telaşlandırmak. Endişelenmek. Karıştırmak. Sinirlendirmek. Bozmak. Düzenini bozmak. Huzurunu kaçırmak. Foslatmak. Ahengini bozmak.

Disconcertment : Bozum.

Disconcertingly : Şaşırtıcı olarak. Tedirgin edici bir şekilde. Şaşırtıcı bir şekilde. Sıkıcı bir şekilde. Beklenmedik bir biçime. Kaygılı olarak. Rahatsızlık vererek. Rahatsız edici bir şekilde.

Disconcerts : Düzenini bozmak. Bozmak. Telaşlandırmak. Ahengini bozmak. Şaşırtmak. Karıştırmak. Foslatmak. Sinirlendirmek. Endişelenmek. Huzurunu kaçırmak.

 

İngilizce Sconcing Türkçe anlamı, Sconcing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sconcing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nob : Zengin soylu. Kelle (argo). Asılzade. Züppe. Aptal. Asilzade. Şık. Züppe ve büyüklük taslayan kimse.

Abandum : Bırakılmış olan. Cerime. Para cezası.

Coconut : Hindistancevizi. Büyük hindistancevizi. Büyükhindistan cevizi. Yağlı tohumlardan olup yağı alındıktan sonra küspesi protein kaynağı olarak rasyonlarda kullanılan çok yıllık odunsu bitki. Hindistan cevizi.

Chastening : Islah etme. Cezalandırma. Şiddetli cezalandırma. Islah. Dayak.

Exploratory survey : Keşfedici inceleme.

Nobs : Züppe. Züppe ve büyüklük taslayan kimse. Şık. Salak. Kelle (argo). Zengin soylu. Aptal.

Censuring : Suçlamak. Sertçe eleştirmek. Azar. Tenkit etmek. Tekdir. Eleştirmek. Tektir etmek. Kınamak. Kınama.

Came down on : Azarlamak. Haşlamak. Başına ekşimek. - hakkında negatif şeyler söyleme. Saldırmak. Sıkıştırmak. Fırça atmak. Eleştirme. Üstüne gelmek.

Bonce : Kafa (gayriresmi). Beyin. Büyük bilyelerle oynanan bir oyun.

Reconnoitring : Keşfetme. Keşif yapmak. Araştırma yapmak. Keşif. İnceleme yapmak.

Sconcing synonyms : pates, castigate, bracket lamp, bean, capt, conking, forfeit, sconces, apodosis, sconced, fines, forfeiture, arch, beaning, cephalic, noggins, chump, cop it, bows, be charged, mockery, capita, wall lamp, bow, cast of mind, castigates, reconnoitering, coconuts, corrections, central, conclusion, chastisement, crime.

Sconcing zıt anlamlı kelimeler, Sconcing kelime anlamı

Cold : Yapmacık. Duygusuz. Soğuk. Nezle. Soğukalgınlığı. Sıkıcı. Donuk. Frijit. İtici. Kesin olarak.

Friendly : Sokulgan. Müsait. Sıcak. Cana yakın. İyi niyetli. Dost. Samimi. Arkadaşça. Dostane. Arkadaş canlısı.