Coconut türkçesi Coconut nedir

  • Hindistan cevizi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kafa.
  • Büyük hindistancevizi.
  • Yağlı tohumlardan olup yağı alındıktan sonra küspesi protein kaynağı olarak rasyonlarda kullanılan çok yıllık odunsu bitki.
  • Baş.
  • Hindistancevizi.
  • Büyükhindistan cevizi.

Coconut ile ilgili cümleler

English: There are many alternatives to cow milk, such as goat milk, almond milk, coconut milk, soy milk, hemp milk and rice milk.
Turkish: Keçi sütü, badem sütü, hindistan cevizi sütü, soya sütü, kenevir sütü ve pirinç sütü gibi inek sütü için birçok alternatifler vardır.

English: In order to get the coconut milk, you must first crack the coconut open.
Turkish: Hindistan cevizi sütü almak için öncelikle hindistan cevizini kırarak açmalısın.

English: I would eat coconut cake every day if I could.
Turkish: Elimden gelse her gün hindistan cevizli kek yerim.

English: Ali sat on the grass under a coconut tree.
Turkish: Ali hindistan cevizi ağacının altında çimlerde oturdu.

English: I want to drink coconut milk.
Turkish: Hindistan cevizi sütü içmek istiyorum.

Coconut ingilizcede ne demek, Coconut nerede nasıl kullanılır?

Coconut butter : Hindistancevizi yağı. Hindistan cevizi yağı.

Coconut cake : Hindistan cevizli kek. Hindistan cevizinden yapılan fırında pişirilmiş tatlı.

 

Coconut fibre : Hindistancevizi lifi.

Coconut milk : Hindistan cevizi sütü. Hindistancevizi sütü.

Coconut oil : Hindistan cevizinden elde edilen beyaz yağlı madde. Hindistancevizi yağı. Hindistan cevizi yağı.

Coconspirator : Suikast tertipçisi. Komplocu. Suç ortağı. Komplo işbirlikçisi. Fesatçı. Bir tertipte işbirlikçi veya ortak. Bir plan veya entrika veya komploda işbirlikçi veya ortak. Komplo tertipleyen kimse. Komplo tertipçisi. Suç işlemek amacıyla gizli ittifak oluşturan şahıs.

Cocoa bean : Kakao tanesi. Kakao tohumu. Kakao çekirdeği.

Coconut tree : Hindistan cevizi ağacı.

Coconuts : Hindistancevizi. Hindistan cevizi. Kafa. Büyük hindistancevizi. Büyükhindistan cevizi. Baş.

Coconscious : Bilinçaltının bir bölümü ile alakalı (psikoloji terimi). Bilinç beraberliğindeki zihni süreçler.

İngilizce Coconut Türkçe anlamı, Coconut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coconut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coco : Hindistancevizi ağacı.

Cardinal : Asıl. Başlıca. Önemli. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Parlak kırmızı. Belli başlı. Kardinal. Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun bakanları görevini yapan yetmiş başpapazdan her biri. Esas.

 

Copra oil : Hindistan cevizi yağı.

Cen : Merkezde veya merkezin. Esas. Ana. Temel.

Arch : Kavis yapmak. Cilveli. Çapkın. Ayak tabanı kemeri. Kavis. En yukarıda. Eğmeç. Yay. Kendiyle bağlaşımlı koşullu çokdeğişirlik. Kemer.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Capita : Kafatası (latince). Üst kısım. Bölüm. Başlar. Kısım. Filiz. Dal. Şahıslar. Segment.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Cocoanut : Kakao palmiyesinin sert kabuklu meyvesi.

Coconut synonyms : coconut meat, cocos nucifera, edible nut, cocoa palm, coconut water, coconuts, nutmegs, bean, central, a amplitude mod, abdominal fat necrosis, a c syndrom, beginnings, a c deformity, cephalic, coconut oil, chump, beaning, copra, cocos, bow, conks, food, coco palm, a clay, coconut palm, chumps, brains, a crochordon, beans, abdomen, abattoir, abdominal palpation.