Scorer türkçesi Scorer nedir

Scorer ingilizcede ne demek, Scorer nerede nasıl kullanılır?

Lap scorer : 1500 m. ile daha uzun koşularda, yarışçıların dönülerini sayıp bildirmekle görevli yargıcı. Dönü denetçisi.

Scorers : Sayı hakemi. Notlandırıcı. Golcü. Puanları kaydeden kimse. Gol atan. Skorcu.

Goalscorer : Golcü. Bir spor oyununda gol atan kimse (ingiltere ingilizcesi).

Goalscorers : Golcü. Bir spor oyununda gol atan kimse (ingiltere ingilizcesi).

Score a goal : Gol atmak.

Score a hat trick : Hettrik yapmak. Üç sayı yapmak. Üç gol atmak.

Score department : Büyük tiyatrolarda notaların saklandığı ve sağlandığı yer. Nota bölümü.

Score out : Üstünü çizmek. Üzerine çizgi çizmek. Üstünü karalamak. Karalamak.

Score paper : Skor kağıdı. Sayı kağıdı. Basketbol oyununda, hakemin, oyuncuların isimlerini, yaptıkları sapkıları, attıkları sayıları yazdığı ve oyundan sonra hakemlerle takım kaptanlarına imzalattığı resmi kağıt.

Score an advantage : Avantaj elde etmek. Bir kazanç elde etmek.

İngilizce Scorer Türkçe anlamı, Scorer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scorer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Friskiest : Oynak.

Actor : Katılımcı. Erkek oyuncu. Aktör. Tiyatrocu. Herhangi bir edimde bulunan kişi ya da küme. 2-toplumsal etkileşimde bulunan kişilerin her biri. Bir olayda yer alan kimse. Bir oyun kişisini, sanatçı yaradılışı ve bilgisi ile, canlandıran ya da gösteren tiyatro sanatçısı. oyun oynama eylemini yapan kişi. (erkek ya da kadın). Davacı. Bireycil ya da kümecil oyunda ilgi konusu olan olayları, sorunları oyunlukta eylemsel olarak sergilemek üzere, tasarlanan bir oyun metnine göre çeşitli üstlenceler yüklenen, eylem içinde gözlem ve çözümleme konusu yapılan birey ya da küme. bk. kümeölçüm.

Frisky : Yerinde duramayan. Civelek. Canlı. Oyunbaz. Oynak.

Logger : Kaydedeci. Budala. Aptal. Vagonlara tomruk yüklemek için kullanılan makine. Ahmak. Ağaç kesicisi. Günlük kayıtçisi. Kaydedici. Baltacı. Günlükçü.

Goalscorers : Bir spor oyununda gol atan kimse (ingiltere ingilizcesi).

Score referee : Oyun sırasında yapılan sayıları, atılan serbest atışları ve kişisel sapkıları yazı kağıdına yazmakla görevli hakem.

Feller : Genç adam. Sevgili. Şahıs. Arkadaş. Delikanlı. Adam. Ağaç kesen kimse. Koca.

Fribbler : Kendini eğlendiren kişi. Önemsemeyen kimse. Uçarı kimse. Oyalanan kimse.

Kickers : Tartışmayı etkileyecek gizli nokta. Şut atan. Mızmız. Şikayetçi. Vuran şey ve kimse. Çifte atma huyu olan at. Sözleşmeyi daha cazip hale getirmek için eklenen herhangi bir madde. Çifte atan at. Beklenmedik durum.

Rater : Değerlemeci. Bir değerleme ölçeğinde sunulan sınarları değerleyerek ya da ölçüm konusuna ilişkin konumlardan birini seçerek tutumunu yansıtan yanıtlayıcı. Değerlendirici. Değerbiçici.

 

Scorer synonyms : actresses, gamer, cut up, gambler, executioners, kicker, friskier, lumberman, lumberjack, frolicsome, official, raters, actress, executioner, gamblers, faller, goalscorer, actors, gamesters, scorers, scorekeeper, gamester, gamers.

Scorer ingilizce tanımı, definition of Scorer

Scorer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, scores.