Scorers türkçesi Scorers nedir

Scorers ingilizcede ne demek, Scorers nerede nasıl kullanılır?

Goalscorers : Golcü. Bir spor oyununda gol atan kimse (ingiltere ingilizcesi).

Lap scorer : 1500 m. ile daha uzun koşularda, yarışçıların dönülerini sayıp bildirmekle görevli yargıcı. Dönü denetçisi.

Scorer : Gol atan. Puanları kaydeden kimse. Skorcu. Notlandırıcı. Sayı hakemi. Golcü. Oyuncu. Skorer.

Goalscorer : Bir spor oyununda gol atan kimse (ingiltere ingilizcesi). Golcü.

Score a goal : Gol atmak.

Score paper : Skor kağıdı. Basketbol oyununda, hakemin, oyuncuların isimlerini, yaptıkları sapkıları, attıkları sayıları yazdığı ve oyundan sonra hakemlerle takım kaptanlarına imzalattığı resmi kağıt. Sayı kağıdı.

Score card : Sayıları ve takımların veya oyuncuların skorlarını gösteren kart. Değerlendirme çizelgesi. Puantaj cetveli. Skor kartı.

Score board : Skor tabelası. Bir stadyumda skorların asıldığı büyük tabela. Oyunun oynandığı salonda bulunan ve masa hakemleri tarafından kullanılan elektrikli sayı göstergesi. elektrikli sayılar oyunun sonucuna göre yönetilir. Sayı tahtası. Sayı durumunun yazıldığı, seyircilerce görülebilecek yere konan levha. Sayı göstergesi. Sonuç tabelası. Puan tablosu. Sayı levhası. Skorbord.

 

Score major points : Puanların çoğunu toplamak. Büyük sayıları yapmak.

Score an advantage : Bir kazanç elde etmek. Avantaj elde etmek.

İngilizce Scorers Türkçe anlamı, Scorers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scorers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convert : Verinin taşıdığı bilgiyi değiştirmeksizin, gösterim biçimini değiştirmek, örn. kök çevirme, düğüm çevirme, örnekselden sayısala çevirme. Değişmek. Arıtmak. Dönme. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tahvil etmek. İnancını değiştirmek. Genel olarak, başka bir dinde iken, islam dinine geçen kimse. Bir birim dizgesinden başka birine, örneğin c.g.s.'ten m. k. s.'e geçmek. Değiştirmek.

Get ahead : Başarılı olmak. Gelişme göstermek. Maddi açıdan daha iyi bir duruma girmek. İlerleme kaydetmek. Maddi olarak daha iyi bir duruma gelmek. Öne geçmek. Para biriktirmek. Önde olmak. Başarmak. İlerlemek.

Scotch : Bitirmek. Takoz koymak. Yaralamak. Bozmak. Hafifçe yaralamak. Engellemek. Engel olmak. İncitmek. İskoçya. Son vermek.

Equalize : Egale etmek. Eşitlemek. Eşit kılmak. Eşitlik sağlamak. Beraberlik golü atmak. Tesviye etmek. Denkleştirmek. Balans ayarını yapmak. Dengelemek.

Gain ground : İyiye gitmek (hastanın durumu). Mesafe almak. Kazanç sağlamak. Geliştirmek. İleri gitmek. Güçlü ve önemli duruma gelmek. Rağbet kazanmak. Mesafe kaydetmek. Mesafa almak. İlerlemek.

Scribe : Gazeteci (aşağ.). Yazar (aşağ.). Katip. Çizici. Yazar. Yazıcı. Yazmak. Fakih. Çizici ile işaretlemek. Yazman.

 

Equalise : Eşit kılmak. Eşitlemek. Dengelemek. Özdeş yapmak. Balans ayarını yapmak. Eşit olmak. Tesviye etmek. Egale etmek. Eşit yapmak. Beraberliği sağlamak.

Kick : Teklemek. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Vuruş. Çitme atmak. Geri tepmek. Geri tepmek (silah). Bırakmak. Sızlanmak. Ayak ile vurmak.

Line : Sıralamak. Dizmek. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Doldurmak. Astar kaplamak. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Kaplamak. Astarlamak. Hat.

Pit : Çukurlaştırmak. Maden ocağı. Aşındırmak. Oyuk. Çukura koymak. Ocak. Koltuk. Parter (tiyatro terimi). Müzikli tiyatro gösterileri düzenleyen tiyatrolarda sahne ile seyirci arasında bulunan ve orkestrayı alabilen çukur. Biyoloji, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Scorers synonyms : pull ahead, vie, win, rack up, notch, shoot, hole up, get, eagle, hit, tally, have, scorer, scorekeeper, scar, raters, advance, executioners, pock, nock, scarify, rater, par, goalscorers, get even, score referee, gain, homer, goalscorer, mark, contend, make headway, kickers.

Scorers zıt anlamlı kelimeler, Scorers kelime anlamı

Fall back : Geri çekilmek. Gerilemek. Saatleri geri almak. Geride kalma. Geri çekilme.

Deficit : Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuz-dengesizlik, giderin gelirden fazla olması. kasa, ambar, mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması. Zarar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kasa açığı. Açık. Açık (hesaplarda). Eksik. Dezavantaj. Açık (bütçe veya hesap vb'nde). Açık (mali).

Lead : Kurşundan yapılmış. Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal. Öncülüğünü yapmak. Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. İletme teli. Öncülük etmek. Öncülük yapmak. Önderlik etmek. Başoyuncu.