Scrapings türkçesi Scrapings nedir

Scrapings ingilizcede ne demek, Scrapings nerede nasıl kullanılır?

Hydrolysable skin scrapings : Hidrolizlenebilir deri kazıntısı. Taze veya tuzlanmış deriden sıyrılan etlerin asitle hidrolizlenip yağı alındıktan sonra süzülüp nötralize edilmesiyle elde edilen, % 50 kuru maddeye ulaşıncaya kadar buharlaştırılmışsa koyulaştırılmış (et) kazıntısı hidrolizatı diye belirtilen, en az protein ve en çok tuz garantisi verilmesi gereken bir ürün.

Scraping rolled corn : Kırılarak ezilmiş mısır. Kırılmış mısırın aspirasyonundan, uygun bir biçimde tavlanmasından, düz ezme merdanelerinden geçirilmesinden sonra kurutulup soğutulmasıyla elde edilen bir ürün.

Scraping tool : Kazıyıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duyarkatı kazımakta kullanılan, ağzı keskin ya da pürtüklü araç.

Excavator for downward scraping : Alttan kazaratar.

Excavator for upward scraping : Üstten kazaratar.

Scrap dealer : Hurdacı.

Scrap heap : Döküntü yığını. Kırpıntı yığını. Hurda yığını.

Scrapie : Koyun ve keçilerin bulaşıcı, öldürücü ve kronik seyirli, davranış, duruş, yürüyüş bozuklukları, konvulziyon, tüy ve yünlerde dökülme, dudak, baş ve vücutta titremeler, kısmi veya tam felç gibi geçici klinik belirtilerle, mikroskobik olarak omurilik ve kaudeks serebride sinir hücresi sitoplazmalarında 5-10 nm çapında keskin kenarlı vakuollerle belirgin bir prion hastalığı, koyunların süngerimsi beyin hastalığı. Koyun ve keçilerde görülen bir çeşit viral hastalık. Koyunlarda istemdışı sinirsel seğirmelere ve neticesinde felce sebep olan bulaşıcı beyin hastalığı (veterinerlik). Skrapi. Koyunlarda ve keçilerde görülen bulaşıcı süngerimsi ensefalopati veya prion hastalıklarından biri. Sikrapi hastalığı.

 

Scrap iron : Hurda demir.

Scrap fish : Ticari değeri olmayan ve insan gıdası olarak kullanılmayan balık. Döküntü balık. Sıkrap balık.

İngilizce Scrapings Türkçe anlamı, Scrapings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scrapings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Erasion : Üzerine ses ya da görüntü saptanmış mıknatıslı kuşakları, silme kafasından geçirerek ortadan kaldırma, böylelikle yeni bir saptamaya hazırlama. Hasta dokuları kazıma. Hastalıklı dokuları kazıma. Silinti. Erazyon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kazıma. Silme.

Defacements : Tahrif. Silinti. Bozma. İçerik bozma. Silme.

Scrape : Sürtme. Gıcırdatmak. Sıyırmak. Zar zor geçinmek. Gıcırtı. Kılpayı kurtarmak. Bela. Yapıştırılacak filmin üstündeki duyarkatı, kazıyıcı yardımıyla sıyırma. Sürtünmek. Kazımak.

Fragment : Parçalara ayrılmak. Parçalanmak. Cüz. Parça. Parçalamak. Bölüm. Bölük börçük olmak. Tam olmayan parça. Kırık. Kırılmış küçük kemik parçası.

Scraping : Sistireleme. Hurdaya çıkarma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döküntü. Yapıştırılacak filmin üstündeki duyarkatı, kazıyıcı yardımıyla sıyırma. Sıyırma. Çöp. Sıyrıntı. Kazıma.

 

Scratching : Kazıma (yüzey). Kazıma. Eşme. Çizgileme.

Scratch : Kaşımak. Henüz kesinleşmemiş, yalnızca çevrilmekte olan bir filmi belirtmek amacıyla kullanılan ad. Karalama. Kaşınmak. Çıkarmak. Kaşıma sesi. Geçici ad. Çizik. Çizmek. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık.

Defacement : Silinti. Tahrif. İçerik bozma. Bozma. Silme.

Erasures : Silme. Terkin. Silinmiş yer. Silinti silme. Silinti. Silinen şey. Bozma.

Noise : Kısa devre. Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gürültü etmek. Zımbırtı. Ses. Parazit. Gürültü. Patırtı. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler.

Scrapings synonyms : erasure.