Seçi nedir, Seçi ne demek
Seçi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ayırma, seçme.
Seçi ile ilgili Cümleler
- Seçim sonuçları beklediğimizdi.
- Seçim yapıldı.
- Seçim bölgesinde görüşürüz.
- Ali devlet başkanı seçildi.
- Işık arkadan geldiği için yüzü seçilmiyor.
- Daha fazla kişi oy verseydi biz seçimleri kazanmış olurduk.
- Deney için insanlar rastgele seçildi.
- Neden Mustafa seçildi?
- Ali başkan seçildi.
- Seçimin açık olduğuna inanıyorum.
- Seçimi kazanma şansınız yok.
- Hayat seni zor seçimler yapman için zorlayabilir.
- Seçim umurumda değil.
- Seçim sonucu yarın ilan edilecek.
Seçi ile ilgili Atasözü veya Deyim
ayrı seçi yapmak : birkaç şey arasında fark gözetmek.
seçim yapmak : seçmek.
yüzü seçilmemek : açıkça tanınmamak, belli belirsiz görünmek.
Seçi kısaca anlamı, tanımı
Ayrılıp seçilmek : Karı, koca boşanmak. Ortaklık bozulmak. Aile bireyleri ayrı çalışmak, ayrı yaşamak
Ayrılmak seçilmek : Karı koca boşanıp ayrı yaşamak.
Çelik seçimi : Belli bir uygulama için, en uygun çeliği seçme işi.
Çok yüksek yinelenim seçici : Almaçta ÇYY'deki olukların ayarında kullanılan seçici; ayrı bir dalgalığı ve dalgalık girişi bulunur.
Dalga boyu seçici : Optik bir ölçme için kullanılan dalga boyu aralığını sınırlayan bir cihaz.
Doğal seçim : Darwin'in evrim teorisine göre iklim, besin, rekabet ve benzerleri şartlara uyabilenlerin yaşamaya devam etmesi, uyamayanların ise yok olması. Doğal seleksiyon. İklim, besin, rekabet ve benzerleri koşullara uyabilenlerin canlıların yaşamaya devam etmesi, uyamayanların ise yok olması, doğal seleksiyon. Tabiatte, karakterleri bakımından çevrelerine elverişli olmayan organizmaların yok olması ve en uygun karakterleri taşıyanların yaşamaya devam etmesiyle sonuçlanan bir doğal olay. bk yapma seçim.
Düşük seçiklik : Satır sayısı yeterince seçiklik sağlayamayacak kadar az olan yayın ölçünü; örneğin saniyede 405 ve 441 satırlar.
Eşeysel seçim : Farklı genetik tiplerdeki bireylerin çiftleşmesi ile bazı karakterlerin bir sonraki döle farklı geçmesi yolu ile yapılan ve evrime yol açan mekanizma.
Eşit olasılıkla seçim : Örneklemi, öğelerinin seçilme olasılıkları eşit olan evrenden seçme.
Iso 9000 seçim ve kullanım kılavuzu : Kalite güvencesi modellerinin hangi kuruluşlara uygulanabileceği konusunda bilgi veren ve hangi kuruluşların uluslararası kabul görmüş ölçütlere ulaştığını gösteren kullanım belgesi.
İktisadi seçim : Kıtlık nedeniyle varolan kaynakların farklı kullanım olanakları arasında yapılan seçim. karşılığı fırsat maliyeti.
Kitap seçimi : Kitaplığa alınması düşünülen her türlü gerecin, belirli ilkelerin ışığında incelenmesi ve dermeye alınacakların saptanması işlemi.
Konak seçiciliği : Bir parazitin birden fazla konakta olgunlaşabilme yeteneğinin derecesi.
Konu seçimi : (Freud) Sevgi konusu olarak bir kişi ya da nesneyi seçme.
Oluk seçici : Almaçta, istenilen oluktaki izlenceyi alabilmek için almacı bu oluğa ayarlayan düzen.
Oyuncu seçimi : Oynanacak oyundaki belirli kişileri canlandırmak için görünüş, ses ve tavır açısından oyuncu seçme işi. Bir oyunluktaki kişileri canlandırmak için en uygun oyuncuları bulup seçme işi. Oyundaki belirli rolleri canlandırmak ya da göstermek için role en uygun oyuncuları seçme işi.
Özseverci konu seçimi : (Freudçulara göre) Sevgi konusu olarak ana yerine kendi benliğini geçirme ve kendine benzeyenlere sevgecini yöneltme.
Pek yüksek yinelenim seçici : Almaçta PYY'deki olukların ayarında kullanılan, ayrı bir dalgalığı ve dalgalık girişi bulunan seçici.
Rasgele seçim : Örneklem birimlerini, her olası örneklemin seçilme olasılığı belirlenmiş ve değişmez olacak biçimde seçme yöntemi.
Resim seçici : Resim seçme işini gerçekleştiren kimse. (Bu işi ya doğrudan doğruya yönetmen yapar ya da genellikle onun verdiği komutlara göre bir başkası gerçekleştirir).
Resim seçikliği : Almaçtaki resmin seçikliği.
Seçici dağıtım : Bir firmanın, ürününü yalnızca önceden belirlediği ölçütlere uyan toptancı ve perakendecilere dağıtması.
Seçici geçirgenlik : Hücre zarının hücreye girecek bazı molekül ve iyonlar arasında bir seçim yaparak bazılarını geçirmesi, bazılarını da geçirmemesi. Selektif perméabilité. Hücre zarının hücreye girecek bazı molekül ve iyonlar arasında bir seçim yaparak bazılarını geçirmesi, bazılarını da geçirmemesi, selektif permeabilite. Özel zarların, özellikle canlı protoplazma zarının bazı sıvı parçacıkları arasında bir seçim yaparak bazısını geçirip bazısını geçirmemesi.
Seçici ışıyıcı : Aynı sıcaklıktaki bir kara cisimden ayrımlı izgesel erke dağılımı veren ışıyıcı.
Seçici istem : Belli bir ürün grubu içerisindeki belli bir markaya yönelik bilinçli istem.
Seçici kredi kontrolü : Özel amaçlı kuruluşlara (kalkınma bankaları, Kamu İktisadi Teşebbüsleri gibi) bazı kaynakları kullanabilme yetkisi verme, vergi bağışıklığı ve sübvansiyon sağlama ve kesimler itibariyle faiz, reeskont ve kanuni karşılık oranlarının farklılaştırılması gibi yollarla ülkede kredi kaynaklarının iktisadi amaçların önceliğine göre dağıtılmasına yönelik para politikası aracı.
Seçici kredi politikası : Ülkenin iktisadi öncelikleri ve amaçları doğrultusunda kredilerin belli bölge veya kesimlere yönlendirilmesine ilişkin düzenlemeler bütünü.
Seçici oluk : Hizmet verdiği birden çok sayıda giriş-çıkış birimlerinden birinin işini bitirdikten sonra, bir sonraki birimin işine geçen, böylece belli bir anda ancak bir birimin hizmetinde bulunan, bu niteliğiyle göreli olarak yüksek hızlı giriş-çıkış birimlerinin ana işlem birimine bağlanmasında kullanılan oluk.
Seçici otlatma : Merada otlayan hayvanların vejetasyon içerisinde çok tercih ettikleri bitkileri seçerek ilk defa otlamaları ve daha az lezzetli olanları da daha az otlayarak lezzetli bitkilerin tekrar tekrar otlanması.
Seçici reklam : Bir ürüne seçici istem yaratmak amacıyla yapılan her türlü reklam.
Seçici yansıma : Bir rengin ya da dalga boyunun ötekilerden daha iyi yansıması.
Seçicilik faktörü : [ seçicilik faktörü, α ] Bir kromatografik kolonda, iki alıkonan tür için, dağılma oranlarını içeren (KA, KB) bir kesir.
Seçicilik katsayısı : [seçicilik katsayısı, kH,B] Doğrudan potansiyometri eşitliğinde bozucu etkilerle ilgili bir terim.
Seçik : Bir konunun duyarkat ya da almaç görüntülüğü üzerindeki görüntüsünün bulanıklıktan uzak, her noktasının görüntüde bir nokta oluşturacak arılıkta olması. Seçilmiş, seçkin.
Seçiklik : Bir optik dizgenin oluşturduğu görüntünün seçik olma durumu. Bir televizyon resminin, bu resmi oluşturan satırların sayısıyla gerçekleşen belirginliği, arılığı. (Satır sayısı ne denli çoksa seçiklik de o denli yüksektir. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı bu satır sayısı da sınırlıdır. Genellikle 405, 441 satırlar düşük seçiklik, 525, 625 satırlar orta seçiklik, 819 satır yüksek seçiklik olarak belirlenir. Türkiye, tüm Avrupa ülkelerinin benimsediği CCIR 625 satır ölçününü seçmiştir). Bir söz, deyiş ya da anlatımın anlamca başkalarından kolayca ayırt edilebilir olması.
Seçil : Benzerlerin arasından seçil, beğenil, üstün ol, sevgi ve saygı gör anlamında kullanılan bir isim.
Seçilay : Seçilmiş, seçkin güzel.
Seçilebilme : Seçilebilmek işi.
Seçilebilmek : Seçilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Seçilemezlik : Örnekleme işleminde bir gözlem biriminin rastlantılı olarak seçilmekle birlikte, araştırma gerekleriyle bağdaşmadığı için örneğe giremeyişi. bk. örnek seçme.
Seçilik : Ayrılık, gayrılık.
Seçilme avantajı : Bir organizmaya yaşama ve üreme şansı veren herhangi bir karakter.
Seçilmiş olmak : Büyümek, gelişmek.
Seçim katım : Ayırma, seçme : Bugün seçim katım var.
Seçim kuralları : Bir elektronun enerji seviyeleri arasında yapabileceği muhtemel geçişleri kontrol eden, dalga mekaniğinin önemli kuralları.
Seçime : Firengi, belsoğukluğu gibi hastalık.
Seçimli algılama : Toplumsal ve ruhsal koşullanma sonucu uyarıcıların kimilerinin seçilerek algılanması, kimilerinin ise görmezlik ve duymazlıktan gelinmesi.
Seçimli belgit : Çıkaran kurumca süresinden önce ödenebilen borç belgiti.
Seçimli bilgi dağıtım : Bir bilgi yayım dizgesinde, abonelerin tanımladıkları kişisel ilgi örüntülerine göre, onlara yeni yayınlanmış belgelere ilişkin sürekli biçimde bilgi göndermeyi amaçlayan kamu hizmeti.
Seçimli dikkatsizlik : Renkli olarak yazılmış sayılar ya da çizilmiş biçimleri kısa bir süre için deneğe gösterip sorguya çekince, deneğin sayı ya da biçimleri anımsamasına karşın renkler konusunda izlenimsiz kalması.
Seçimli etkilenme : (İletişim davranışı alanında) Kişilerin, türlü toplumsal-ekonomik -ruhsal koşullar içinde biçimlenen tutumlarına uygun haberleri ve yorumları, aykırı olanlara göre daha yüksek bir olasılıkla görme, duyma ya da okuma eğilimi.
Seçimli geçirgenlik : Bir akışkan karışımının birleşenlerinden bir bölüğünü sızdıran, gerisim tutan bir özdeğin seçicilik özelliği.
Seçimli kazanç : Pay iyesinin isteğine bağlı olarak pay belgiti ya da para biçiminde ödenebilen kazanç.
Seçimli sessizlik : Ruhsal sağaltım ya da danışma sırasında sağaltılanın açığa vurmak istemediği tepkilerini gizlemek için baş vurduğu konuşmama durumu.
Seçimlilik : Algılamada, uyaranlar alanından kimilerinin seçilip kimilerinin ise görmezlik ve duymazlıktan gelinmesi.
Seçinti : Bir şeyin iyileri seçildikten sonra geriye kalanları : Portakalların seçintisi kalmış. İyiler seçildikten sonra geriye kalanlar.
Serbest seçim yemleme : Hayvanların günlük rasyonlarını oluşturan yem maddelerinin ayrı ayrı veya gruplar veyahut gerekli görülen yemlerin karışımları hâlinde, istediklerini istedikleri kadar kısıtlamaksızın yiyebilmelerini sağlayan yemleme sistemi, seçmeli yemleme.
Sıcaklık seçimi : En doğru ısıl işlemin yapılması için, en uygun sıcaklığı seçme işlemi.
Sınar seçimi : Bir ölçeği oluşturmak üzere ölçüm boyutuna ilişkin olduğu saptanan çeşitli sınarlar arasında en uygun olanları yeğlemek üzere bir örnek evren ya da bir yargıçlar kümesinin değerlemelerine başvurarak ya da salt mantıksal çözümlemeler yoluyla yapılan ayıklama.
Ters seçim : Bakışımsız bilgi yüzünden sigortacılık, kredi piyasası veya ikinci el mal piyasalarında prim, faiz ve fiyatların en riskli mal ve hizmete göre belirlenmesi nedeniyle yüksek kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa dışına itilmesi. karşılığı Gresham yasası.
Yapma seçim : Bitki ve hayvanlarda, istenilen karaktere göre, kontrol altında türetilerek seçim yapma olayı.
Yer seçimi : Dışarıda gerçekleştirilecek görünçlükler için en uygun yerlerin önceden araştırılıp saptanması.
Yüksek seçiklik : Satır sayısı, çok iyi bir seçiklik sağlayacak kadar çok olan yayın ölçünü.
Açık seçik : Çok açık, çok belirgin. Çok açık, çok belirgin bir biçimde.
Açık seçiklik : Açık seçik olma durumu.
Ara seçim : Genel seçimler dışında yapılmış olan ara dönem seçimleri.
Kısmi seçim : 1961 Anayasasına göre Cumhuriyet Senatosu üyelerinden süresi dolanların yenilenmesi için yapılmış olan seçim.
Mahalli seçim : Belli bir bölgede yapılmış olan seçim.
Ön seçici : Ön elemeyi yapan (kimse, kurul).
Ön seçim : Genel seçimde aday gösterilecek kişileri belirlemek için bir parti üyesi olan belli sayıdaki delegelerin katılmasıyla yapılmış olan seçim. Bir antenin aldığı çeşitli yayınlar arasında bir alıcının giriş devreleriyle yapılmış olan seçim. Bir yarışmada yarışmaya katılanlar arasında ön eleme yapma işi.
Seçici : Seçme işini yapan (kimse, kurul vb.).
Seçici kurul : Seçiciler kurulu.
Seçiciler kurulu : Yarışma, sınav vb. etkinliklerde başarılı, üstün olanları seçmek amacıyla oluşturulmuş geçici kurul, seçici kurul, jüri.
Seçicilik : Seçici durumunda olma.
Seçiliş : Seçilme işi.
Seçilme : Seçilmek işi.
Seçilme hakkı : Herhangi bir seçimde seçilebilme hakkı.
Seçilmek : Seçme işine konu olmak.
Seçilmiş : Seçerek ayrılmış, güzide. Aynı cinsten olan nesneler arasından iyi ve seçkin olanlar çıktıktan sonra geride kalanlar. Seçimle işbaşına gelen.
Seçilmişlik : Seçilmiş olma durumu.
Seçim : Seçme işi. Kanunlar, yönetmelikler uyarınca bir veya daha çok aday arasından belli birini veya birkaçını seçme, intihap.
Seçim bölgesi : Seçimlerde her muhtarlığa bağlı bölge.
Seçim çevresi : Bir milletvekilinin seçilmiş olduğu bölge.
Seçim kampanyası : Seçim öncesinde adayların seçilme şansını artırabilmek amacıyla yaptığı çalışma.
Seçim sandığı : Seçimde oyların içine atıldığı sandık.
Seçim tutanağı : Seçimlerde yetkili kurulca seçim sonuçlarının tespit edildiği resmî belge.
Seçim yasağı : Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edilen ve seçim sırasında uyulması gereken yasaklar.
Seçimlik : İsteğe bağlı, seçmeli olan.
Seçimlik ders : Seçmeli ders.
Seçiş : Seçme işi.
Tek seçici : Herhangi bir seçimde tek yetkili olan kimse. Bir takıma girecek sporcuların seçiminde yetkili olan kimse.
Tek seçicilik : Tek seçici olma durumu.
Diğer dillerde Seçerlik anlamı nedir?
İngilizce'de Seçerlik ne demek ? : discernment

Bu kısımda Seçi nedir? Seçi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Seçi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Seçi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.