Sea shell türkçesi Sea shell nedir

Sea shell ingilizcede ne demek, Sea shell nerede nasıl kullanılır?

Sea : Dalga. Deniz. Umman. Derya. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Denizle ilgili. Okyanus.

Shell : Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Kabuğunu çıkarmak. Top ateşine tutmak. Katman. Kabuğunu çıkartmak. Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri. Bombalamak. Topçu mermisi. Koçanından ayırmak (kurumuş mısır tanelerini).

Sea air : Denizde bulunan taze tuzlu hava. Deniz havası.

Sea anchor : Deniz çapası. Deniz demiri. Açık deniz demiri. Sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt. Denizdeyken bir gemiyi bir yerde tutmak için kullanılan cihaz.

Sea anemon : Sölenterler (coelenterata) alt bölümünden, knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından, çok sayıda, uzun, dokunaçları bulunan, akdeniz'de yaşayan türleri içine alan bir cins. Denizşakayığı.

 

Sea anemone : Deniz şakayıkı. Denizgülü. Anemon. Sölenterlerden knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından dokunaçları oldukça kısa, kırmızı, mavi, yeşil renkli, yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. Denizşakayığı. Deniz anemonu. Deniz şakayığı. Taçyaprağı şeklinde dokungaçları ve jelatinimsi gövdesi olan deniz polipi.

Sea ape : Deniz su samuru. Deniz maymunu.

İngilizce Sea shell Türkçe anlamı, Sea shell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sea shell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cowries : Bir tür tropikal deniz salyangozu. Tropikal deniz salyangozu. Taşböceği.

Seashells : Deniz kabukluları. İçerisinde bir deniz hayvanının (örneğin bir deniz salyangozunun) yaşadığı sert boş kabuk.

Shell : Bombalamak. Topa tutmak. Topçu mermisi atmak. Yarış sandalı. Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri. Atom çekirdeğini kuşatan elektron içerikli katlardan her biri. Katman. Kik. Koçanından ayırmak (kurumuş mısır tanelerini). Kabuk.

Seashell : Deniz hayvanı kabuğu. Denizkabuğu. İçerisinde bir deniz hayvanının (örneğin bir deniz salyangozunun) yaşadığı sert boş kabuk.

Scollops : Tarak kabuğu. Tarak (istridye benzeri canlı). Tarak (istiridye benzeri canlı). Tarak.

Scollop : Bkz.scallop. Tarak (istridye benzeri canlı). Tarak. Tarak kabuğu. Tarak (istiridye benzeri canlı).

Cowrie : Tropikal deniz salyangozu. Taşböceği.

Scallop shell : Tarak kabuğu şeklindeki kap. Tarak kabuğu.

Cowry : Tropikal deniz salyangozu. Taşböceği. Bir tür tropikal deniz salyangozu.