Cowries türkçesi Cowries nedir

  • Taşböceği.
  • Bir tür tropikal deniz salyangozu.
  • Deniz kabuğu.
  • Tropikal deniz salyangozu.

Cowries ingilizcede ne demek, Cowries nerede nasıl kullanılır?

Cowrie : Tropikal deniz salyangozu. Taşböceği. Deniz kabuğu.

Cowriter : Birlikte yazan.

Cowritten : Başka bir kişiyle birlikte yazılmış. Müştereken yazılmış. Ortaklaşa yazılmış. Birlikte yazılmış.

Cowry : Deniz kabuğu. Taşböceği. Bir tür tropikal deniz salyangozu. Tropikal deniz salyangozu.

Cow bell : İnek çıngırağı.

Cow fish : Gözlerinin üstünde boynuza benzeyen dikenleri olan balık.

Cow hand : Kovboy. Sığır çobanı. Sığırtmaç.

Cow sharks : Omurgalı hayvanlardan, balıklar (pisces) sınıfının, köpek balıkları (selachii) takımının, çift omurlular (diplospondyli) alt takımından, 6-7 çift solungaçları olan bir familya. Altı yanklıgiller. Bozcamgöz.

Cow pox : İneklerde çiçek hastalığı. Poxviridae ailesinde, ortopoksvirüs cinsinde yer alan bir virüsün, sığırların meme başı ve meme derisinde vezikül, püstül ve kabuk oluşumuyla belirgin, akut seyirli, bulaşıcı, öldürücü ve sporadik olarak görülen bir hastalığı. yabani ve evcil kediler, kemiriciler, insanlar, fille gergedan dahil çeşitli hayvanat bahçesi ve sirk hayvanlarında görülür. İnsanlara yapılan suçiçeği aşısında kullanılan virüs içeren inek hastalığı. Sığır çiçeği.

 

Cow dung : Sığır pisliği. Tezek.

İngilizce Cowries Türkçe anlamı, Cowries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cowries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Herald : Yayınlamak. Bildirmek. Elçi. Selamlamak. İlan etmek. Hanedan armacısı. Müjdecisi olmak. Haber vermek. Müjdeci. Haberci.

Scollops : Tarak. Tarak (istiridye benzeri canlı). Tarak (istridye benzeri canlı). Tarak kabuğu.

Trumpeter : Trompet çalıcısı. Trompetçi. Haberci. Borucu. Borazancı. Borazancı kuşu (g. amer.). Tellal.

Dispatch rider : Haberci. Posta. Ulak.

Messenger boy : Getir götür işlerine bakan çocuk. Ayakçı.

Traveler : Seyyar iskele. Seyahat eden kimse. Yolcu. Seyahat eden. Satış temsilcisi (gezici). Gezmen. Pazarlamacı. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Seyyah. Gezgin.

Messenger : Antik tiyatroda yer birliğini bozmamak için, sahne dışında geçen ve baş olgunun akış yönünden önemli (savaş sonucu, ölüm v.b.) olayları oyunun sonuna yakın bir yerde gelip anlatan kişi. haberci. Elçi. Resul. Taşıyıcı kablo. Kurye. Ulak. Haberci. Müstahdem. Haber getiren kişi.

Conveyor : Nakliyeci. Sevk tertibatı. Nakil. Taşıyan. Konveyör. Sevketme aracı. Taşıyıcı. Sevk etme aracı. Götürücü.

Decay : Buzul çekilmesi. Sağlığını yitirmek. Eksilmek. Halsiz düşmek. Azalmak. Buzulun erime ve buharlaşma ile küçülüp kısalması ya da büsbütün ortadan kalkması. Güçten düşmek. Çöküş. Sağlığını kaybetmek. Parçalanmak.

Traveller : Seyyah. Gezmen. Pazarlamacı. Yolcu. Grek perdesi. Seyyar iskele. Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Gezici. Seyahat eden kimse.

Cowries synonyms : process server, scollop, sea shell, errand boy, cowrie, runner, conveyer, cavity, dental caries, seashells, scallop shell, shell, cowry, seashell, bearer, tooth decay.