Sealant türkçesi Sealant nedir

  • Yalıtım macunu.
  • Mühür mumu.
  • Bağ malzemesi.
  • Sızdırmazlık maddesi.
  • Dolgu macunu.
  • Mühürleyici.
  • Mastik.
  • Dolgu.
  • Sızdırmazlık malzemesi.

Sealant ingilizcede ne demek, Sealant nerede nasıl kullanılır?

Teat sealant : Kuru dönemde mikroorganizmaların meme içine girmesine engel olmak amacıyla meme başı kanalı içine uygulanan, antibiyotik olmayan, steril, yoğun mum benzeri bir yapışkan. Meme tıkacı.

Sealants : Derz sızdırmazlık malzemeleri. Dolgu macunu.

Sealable : Damgalanabilir. Sıkı şekilde kapatılabilir. Kapanabilir. Mühürlenebilir.

Resealable : Açılıp yeniden kapanabilir. Yeniden mühürlenebilir. Yeniden damgalanabilir. Yeniden kapanabilir (paket vb).

Seal a breakthrough : Yeni bir yol oluşturan yöntemi mühürlemek. Yeni fırsatlar yaratan bir yöntemi kapatmak.

Seal ring : Sızdarmazlık keçesi. Enjektör contası. Conta. Bir belgeyi damgalamak ve böylece onu resmi hale dönüştürmek için kullanılan şey. Mühür yüzüğü. Sızdırmazlık halkası. Keçe. İzolasyon lastiği. Mühür.

Seal rookery : Ayıbalıklarının toplandığı yer. Fokların toplu yaşadığı yer.

Seal in : İçerde tutmak. Mahsur bırakmak.

Seal hole : Mühür deliği. Bir gemideki hava deliği.

Seal off : Kapamak. Tecrit etmek. Tıkamak. Girişi çıkışı engellemek. Yalıtmak. Kapatmak. Mühürlemek. Yol kesmek. Soyutlamak.

 

İngilizce Sealant Türkçe anlamı, Sealant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sealant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sealing material : Sızdırmazlık gereci. Cam macunu. Mühür. Conta gereci. Su geçirmez malzeme.

Hard core : Sabit fikirli. Çekirdek. Değişmez. Kararlı. Sert çekirdek. Çakıl dolgusu. Mıcır. Çekirdek kadro. Blokaj.

Packing material : Dolgu gereci. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Salmastra malzemesi. Dolgu malzemesi. Evreler arasındaki değme yüzeyini artırmak amacıyla damıtma ve soğurma kulelerinin içine doldurulan cam, porselen gibi eylemsiz gereç. Paket muhteviyatı.

Caulk : Kalafat etmek. Sızdırmaz yapmak. Kalafatlamak.

Mastics : Sakız. Damlasakızağacı. Sakız rakısı. Macun. Mastika. Sakızağacından çıkarılan reçine. Çatlak tıkama macunu. Sakız ağacı. Sakızağacı.

Caulking : Macun. Üstüpü. Kalafat etme. Silikon. Birleşme noktalarını tıkamak veya çatlak ve ek yerlerini doldurmak için kullanılan su geçirmez malzeme. Sızdırmazlık. Kalafat. Kalafatlama. Sızdırmaz yapma.

Spackle : Dolgu alçısı. Alçı kaplama işi için kullanılan çabuk kuruyan bir maddenin marka adı.

Infilling : Doldurma. Boşluk doldurma. Mevcut binalar arasındaki boşluklara bina dikmek. Boşluk doldurmak.

Sealants : Derz sızdırmazlık malzemeleri.

Fillings : Dolma. Doldurma.

Sealant synonyms : cores, gang, core, sealing wax, mastic, packing, filler, backfill, backfills, sealer, caulkings, sealers, cement, embankment, embankments, badigeon, filling.