Seaside türkçesi Seaside nedir
- Kaliforniya eyaletinde şehir.
- Sahile ait.
- Sahildeki.
- Deniz kıyısı.
- Deniz kenarı.
- Sahil.
- Deniz kıyısındaki.
Seaside ile ilgili cümleler
English: Can you go to the seaside tomorrow?
Turkish: Yarın plaja gidebilir misin?
English: He is a waiter in a seaside restaurant.
Turkish: O bir sahil restoranda garsondur.
English: He is bent on buying the seaside villa.
Turkish: O, deniz kenarı villası almanın peşinde koşuyor.
English: As a boy, he would go to the seaside every summer.
Turkish: Bir erkek çocuğu olarak her yaz deniz kenarına giderdi.
English: I would like to go to the seaside with you.
Turkish: Seninle sahile gitmek istiyorum.
Seaside ingilizcede ne demek, Seaside nerede nasıl kullanılır?
Seaside place : Yazlık. Plaj.
Seasides : Kaliforniya eyaletinde şehir. Sahildeki. Deniz kıyısı. Deniz kıyısındaki. Sahil. Deniz kenarı. Sahile ait.
Seasick : Deniz tutmuş.
Seasickness : Deniz tutması. Pelagizm.
Be seasick : Deniz tutmak.
On the high seas : Enginlerde. Açık denizlerde.
Feel seasick : Deniz tutmak.
I am seasick : Beni deniz tutuyor.
Beyond the seas : Denizlerin ötesinde. Denizaşırı.
Narrow seas : Dar denizler. Manş denizi ve irlanda denizi.
İngilizce Seaside Türkçe anlamı, Seaside eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seaside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Banks : Uçağın bir yana yatması. Yokuş. Banka. Silindir arası (motor). Kıyı. Set. Tuş arası (müzik terimi). Küme. Banko.
Seashore : Sahil kenarı. Denizlerin, yapay ve doğal göllerin kıyı çizgisi boyunca uzanan kara parçası. Kıyı. Karanın denize yakın olan kesimi. Lebiderya.
Beach : Yalı. Az çok kalın bir kum katmanıyla örtülü ya da kum ve yassı çakılların birbirine karıştığı yalı şeridi. Kumsala çekmek. Kumsal. Karaya oturtmak. Kıyı şeridi. Karaya çekmek. Kıyı. Sahil şeridi.
Coastlines : Sahil şeridi. Özellikle biçimi ve karakteristikleri itibarıyla denizle karanın sınır yaptığı hat. Kıyı. Sahil kenarı. Kıyı çizgisi. Kıyı şeridi. Kıyı kuşağı. Kıyı boyu. Sahil boyu.
Anaheim : California'da (abd) bir şehir. Yeşil ve kırmızı baharatlı biber veren bir tür tropik bitki. Yeşil veya kırmızı biber veren tropik bir biber. Disneyland bölgesi. California'da bir şehir.
Seaboard : Geminin sol yanı. deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer. Yalı boyu. Kıyı. İskele. Kıyı şeridi. Kıyı bölgesi. Sahil kesimi.
Belvederes : Belvedere. Taraça. Pavyon. Seyirlik. İt. Tepe köşkü. Dam taraçası.
Banning : Yasak etme. Yasa dışı ilan etme. Kapatma. Yasaklama. Yasaklayarak. Men etme. Yayından kaldırma. Yasaklanma.
Beaumont : Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Bir erkek adı. Teksas eyaletinde şehir. Texas'ta (abd) bir şehir. Bir soyadı. Aydaki platolardan biri.
Seaside synonyms : seasides, bakersfield, arcadias, seashores, orarian, alameda, heated, waterside, alamedas, seabord, coasts, arcadia, berkeley, littorals, beaches, avalon, alhambra, seaboards, coastal, bellflower, belvedere, bank, seacoasts, anderson, coast, sea coast, seacoast, antioch, littoral, coasted, coastline, sea front.
Seaside ingilizce tanımı, definition of Seaside
Seaside kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The seashore. Also used adjectively. The land bordering on, or adjacent to, the sea.

Bu kısımda Seaside kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seaside ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seaside anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seaside ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.