Second rate türkçesi Second rate nedir
- İkinci derecede.
- İkinci sınıf.
Second rate ingilizcede ne demek, Second rate nerede nasıl kullanılır?
Second : Destek vermek. Yardım etmek. Saniye. Üç savutta da gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz yere eğik, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnaklar yere dönüktür. kesici kılıçla uygulamada namlunun kesici yüzü dışa doğrudur.). Göreve getirmek (brit. ask.). İkinci çelgi. Düelloda şahit. Defolu mal. İkinci.
Rate : Azarlamak. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Olarak görmek. Sınıf-sıra. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Oran. Farzetmek. Göreli hız. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Second rate citizen : İkinci sınıf vatandaş. Diğer vatandaşlar kadar çok ayrıcalığa sahip olmayan vatandaş.
Second rater : Anlayışı kıt kimse. Jetonu geç düşen kimse. Geç anlayan kimse.
Second a motion : Bir öneriyi desteklemek.
Second adar : İkinci ay. Bir yahudi artık yılı içinde adar'ın ikinci ayı.
İngilizce Second rate Türkçe anlamı, Second rate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Second rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inferiors : Ast. Ast olan kimse. Alt. Ast rütbede. Aşağı. Bayağı. Aşağı derecede olan şey. Kalitesiz. Aşağı derecede olan kimse.
By : Tali. İkincil. Ek. Geçişli biçimde. Kadar. Geçecek biçimde. Geçip. Takma. Eve. Nezdinde.
Minor : İkincil. Ergin olmayan çocuk. Ufak. Daha az. Daha küçük. Reşit olmayan kimse. Küçümen. Ergin olmayan kimse. Reşit olmayan. Rüştünü ispat etmemiş kimse.
Lowlying : Mütevazı. Aşağı. Kemter. Düşük. Mevkice aşağı. Alçakgönüllü. Boynu bükük. Rütbece aşağı.
Cabin class : İkinci mevki. Gemilerde birinciyle turist sınıfı arasındaki sınıf. Kabin sınıfı. İkinci mevkii.
Inferior : İnferiyor. Aşağı derecede olan kimse. Ast olan kimse. Ast rütbede. Aşağı derecede olan şey. Alt veya aşağı anlamında. Kalitesiz. Alt. Alt, alt taraf.
Sophomore : İkinci sınıf öğrencisi. İkinci sınıf öğrencisi (lisede veya üniversitede). Lise ya da birdemde ikinci sınıf öğrencisi. İkinci sınıf öğrencisi (üniv.). İkinci yıl öğrencisi (amerikan ingilizcesi). Toy.
Second degree : İkincil önemde. İkinci dereceden.
Lowliest : Düşük. Aşağı. Alçakgönüllü. Boynu bükük. Mevkice aşağı. Rütbece aşağı. Mütevazı. Kemter.
Lowlier : Alçakgönüllü. Mütevazı. Mevkice aşağı. Aşağı. Düşük. Kemter. Boynu bükük. Rütbece aşağı.
Second rate synonyms : lowly, secondary class, circumstantials, sophomores, nonessential, secondarily, adjunctly, one horse, second string, circumstantial, second class.

Bu kısımda Second rate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Second rate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Second rate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Second rate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.