Sectoring türkçesi Sectoring nedir
- Bölümlere ayırma.
- Bölgelere ayırma veya parçalama hareketi.
- Bölgelere ayırma veya bölme hareketi.
- Sektörlere ayırma.
- Bölgelere ayırma.
- Kesimlere ayırma.
Sectoring ingilizcede ne demek, Sectoring nerede nasıl kullanılır?
Wyse logical sectoring : Wyse mantıksal bölmeleme.
Sectorial : Sektörel. Bir bölge veya mahale ait. Sektöryel. Kesmeye adapte olmuş (dişlerle alakalı). Bir alt bölüme ait. Bir sektörle alakalı.
Sectorial crisis : Kesimsel bunalım. Ekonominin bütününden ziyade belli sanayi kollarında yaşanan darboğazlar.
Sector theory : Kesim kuramı. Bir yerleşim yerinde, oturmaya ayrılmış alanların ve buralarda yaşayan sınıfların, kent özeğinden dışa doğru belli başlı anayollar boyunca uzanacak biçimde bir düzene girme eğiliminde olduklarını varsayan kentsel büyüme kuramı.
Sector transducer : Sektör prop. Ultrason probu.
Bootstrap sector virus : Önyükleme virüsü.
Private sector bonds : Özel kesim tahvil senet. Özel sektör tahvilleri. Özel kesim tahvili. Anonim şirketler tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi.
Public sector borrowing requirement : Kamu kesimi borçlanma gereksinimi. Kamu kesimi borçlanma gereği. Kamu kesimini oluşturan kuruluşların her birinin finansman açıkları toplamı.
Hard sector disk : Fiziksel kesimli disk.
Boot sector infector : Önyükleme virüsü.
İngilizce Sectoring Türkçe anlamı, Sectoring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sectoring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Instruction : Komut. Açıklama. Bilgisayar, bilişim, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yönerge. Direktif. Öğrenim. Emir. İnstruksiyon. Öğretim. Üzerinde işlem yapılacak işlenenlerle birlikte, bir bilgisayarın yapabileceği temel işlemlerden herhangi birinden oluşan en küçük izlenceleme öğesi.
Course of study : Kolej veya üniversite öğrencisi tarafından seçilen ana konu. Müfredat programı. Bir dizi derste verilen eğitim. Başlıca. Akademik dersler programı.
Course : Dökülmek. Köpekle kovalamak. Kır koşularında, atletlerin izlemek zorunda oldukları imlerle belirlenmiş yarış yolu. Kur. Sürgün avına çıkmak. Tabak. Yön. Gidişat. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. İzlenen yol.
Partitioning : Bellek bölüntüleme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bölmeleme. Ayırma. N x m boyutlu bir dizeyin, boyutları birbirinin toplamı olacak biçimde daha küçük dizeyleri oluşturması olayı. Parçalara ayırmak. Ayırmak. Bölmek. Bölme.
Rating : Vergi oranı (ing.). Verim. Kerteleme. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması. Güç. Düzgün, tek biçimli, yoğunluğu doğru ve değişmez pozitif bir eşlem sağlamak amacıyla, yoğunluğu değişik bir negatife basımda verilecek ışığı ayarlama. Sınıf. İzlenme oranı. Sınıflandırma. Azarlama.
Zoning : Zonlara ayırma. Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırma. Belgelendirme. Etrafını çevirme işi. Belirli alanlarda inşa edilebilecek ve üzerinde faaliyette bulunulabilecek binaları çeşit ve büyüklük açısından sınıflayan belediye düzenlemeleri. Alanlara ayırma. Bir bölgede sadece belirli bir faaliyete izin verme. Bölgeleme. İmar.
Class : Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Derslik. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Kategorize etmek. Klas. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zümre. Ayırmak. Ders.
Grading : Mamul malın çeşitlere göre sınıflara ayrılması. Tesviye. Ürünün sınıflara ayrılması. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Set. Artırma. Kümeleme. Düzgün, tek biçimli, yoğunluğu doğru ve değişmez pozitif bir eşlem sağlamak amacıyla, yoğunluğu değişik bir negatife basımda verilecek ışığı ayarlama. Ayırma. Tasnif.
Balkanization : Bir grubun daha küçük ve birbirine düşman bölümlere ayrılması. Bir bölgeyi birbirine düşman topluluklara ayırma. Birimlere ayırma. Kısımlara ayırma. Bir bölgeye nifak sokma. Balkanlaşma. Balkanlaştırma. Her biri kendi içinde işgücü piyasasına sahip olacak şekilde bir iş piyasasının pek çok ekonomik ve coğrafi kollara ayrıma (balkanisation olarak da yazılır).
Lecture : Öğütler vermek. Uzun öğüt. Ders vermek. Azarlamak. Anlatma. Ders anlatmak. Öğretmenin belli bir konuyu anlatıp açıklaması ilkesine dayanan, genellikle öğrencilerin soru sormalarına, tartışmalarına ve birlikte çalışmalarına olanak tanımayan bir ders verme biçimi. Uyarmak. Ders vermek (okul vb).
Sectoring synonyms : course of instruction, lecture demonstration, departmentalization, teaching, pedagogy, zonation, evaluation, talk, balkanisation, marking.
Sectoring zıt anlamlı kelimeler, Sectoring kelime anlamı
Catabolic : Katabolik. Yıkım. Enerji açığa çıkması için vücuttaki hayvan ve bitki materyallerinin metabolik bozulması ile alakalı (biyoloji terimi). Metabolizma ile alakalı. Yıkımla ilgili.

Bu kısımda Sectoring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sectoring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sectoring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sectoring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.