See into türkçesi See into nedir

See into ingilizcede ne demek, See into nerede nasıl kullanılır?

See : Farketmek. Bakmak. Anlamak. Uğurlamak. Yolcu etmek. Piskoposluk. Geçirmek. Papalık. Görüşmek.

Into : -in içine. Haline. -a. İçeriye. Biçimine. Ye. -e. E. Şekline. İçine.

See into a millstone : Keskin bir idrak hissine sahip olmak.

See a joke : Bir şakayı görmek. Bir şakayı idrak etmek. Bir espriyi anlamak.

See a patient : Hasta bakmak.

See a thing through : Bir işi başarmak. Tuttuğunu koparmak. Bir girişimi başarmak.

See a wolf : Sesini kaybetmek.

İngilizce See into Türkçe anlamı, See into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak See into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Influence : Etkilemek. İkna etmek. Etki. Yankı uyandırmak. Etki altına almak. Ses getirmek. Tesir. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Nüfuz.

Actualise : Hayata geçirmek. Gerçekleştirmek. Gerçeğe dönüştürmek. Yaşama sokmak. Gerçekleşmesini sağlamak. Hayata sokmak. Gerçekleşmek. Yerine getirmek (ayrıca actualize). Yaşama geçirmek.

Catch sight of : Gözü ilişmek. Gözüne ilişmek. Bir an görmek. Birdenbire farketmek. Bir an gözüne ilişmek.

 

Espy : Fark etmek. Gözetlemek. Gözüne çarpmak. Farketmek. Gözüne ilişmek. Uzaktan görmek. Casusluk etmek.

Indwells : İkamet etmek. İşlemek. Oturmak. Yerleşmek. Yerleştirmek. Oturtmak.

Diffusing : Dağıtmak. Karıştırmak. Yaymak. Yayılma. Dağılmak. Yayılmak. Tamim. Dökmek.

Fathom : Doğru anlamını anlamak. 83 m. Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık. Anlama. Yoklamak. Kulaç. Bir metrelik derinlik. 1 kulaç = 1.

Absorb : İşgal etmek. Devralmak. Kendine katmak. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Emmek, içine çekmek, içine almak. Çekmek. Absorbe etmek. Özümsemek.

Came home : Dönmek. Anlaşılır olmak.

Leach : Boğata suyu. Süzmek. Filtre etme. Yıkayarak arıtmak. Yıkama. Süzmek filtreden geçirmek. Filtre etmek. Sızmak. Filtre.

See into synonyms : be a good judge of, apperceive, deeming, bites, cotton on, comprehended, ascertain, incise, beholding, diffuse, get, appreciated, accept, apperceived, appreciate, indwell, dig, ascertaining, considers, apprehends, apprehend, comprehend, indwelt, deems, espies, empierce, interpenetrate, figure it out, espying, pass through, leaches, behold, bite.