Seeding türkçesi Seeding nedir

  • Tohumlama.
  • Ekim.
  • Sıra başı.
  • Tohum ekme.
  • Özellikle ilk eleme dönülerinde kümeleri dengeleyebilmek için, dizinin başında yer almak üzere her kümeye eşit sayıda dağıtılan ve ve yeterlikleri teknik kurulca bilinen güçlü kılıçoyuncularına verilen ad.
  • Tohumlar veren.
  • Kura çekiliş sıralaması.
  • Eskrim alanında kullanılır.
  • Seribaşı.
  • Tohum üreten.

Seeding ingilizcede ne demek, Seeding nerede nasıl kullanılır?

Seeding machine : Tohum ekme makinesi. Tohum saçma makinası. Tohumları saçan makine.

Aerial seeding : Havadan tohumlama.

Band seeding : Şeritvari ekim.

Seedings : Tohum ekme eylemi. Tohumlama. Tohum dikme eylemi. Ekim. Kura çekiliş sıralaması. Seribaşı.

Artificial reseeding : Yapay tohumlama.

Seedily : Tanelice. Pasaklı ve hırpani bir tarzda. Çekirdeklice. Pasaklı bir biçimde. Tohumluca. Darmadağınık bir şekilde. Pejmürde bir şekilde.

Seed capsule : Çekirdek kapsülü. Koza.

Seediness : Kılıksızlık. Keyifsizlik. Rahatsızlık. Hırpanilik. Kötü halde olma.

Seed cake : Susamlı çörek.

Reseeding : Yeniden tohumlamak.

İngilizce Seeding Türkçe anlamı, Seeding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seeding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impregnation : Empoze etme. Fizik, kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Emprenye etme usulü. Bir katıyı, istenen özelliği olan bir sıvıyla doyurma. İçirme. Filizli çözüntülerden gelen sıvı ve gazların, çökeldikleri çatlakların çevresindeki yan kayacı da etkileyerek oradaki boşluklarda ya da orada bulunan minerallerin yerinde, yeni kristalleşmeler yapmaları. Çektirme. Döllenme. Hamile bırakma. Dölleme.

 

Compound riposte : Bileşik karşıı vuruş (dürtüş). Çelgiyi aldıktan sonra yapılan bileşik saldırı.

Sex : Dişi ile erkeği birbirinden ayrımlı kılan fiziksel özellikler. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sevişme. Cinsiyetini belirlemek. Cins. Cinsel ilişki. Bitki ya da hayvanlarda dişi ya da erkek olarak adlandırılmasını sağlayan görev, yapı ve karakter topluluğu. cins. Cinsiyet. Eşey. Erkek veya dişi olma durumu, eşey.

Stab : Saplamak. Zımbalamak. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat). Delmek. Denemek. Bıçaklamak. Hançerlemek. Batırmak. Şişlemek. İhanet etmek.

Temper : Yumuşatmak. Çeliğe verilen su. Kıvam. Huy. Sinir. Etkisini azaltmak. Tavlamak. Kıvamına getirmek. Azaltmak. Akort etmek.

Mood : Ruh hali. Kök ve gövde durumundaki fiilin bildirdiği oluş ve kılışın; konuşan, dinleyen ya da kendisinden söz edilen şahıslar açısından ne biçimde, ne tarzda yansıtıldığını gösteren bir gramer kalıbı, bir anlatım biçimi. başladım, başlıyorsun, tatlandırmış, yuvarlanacaklar vb. türkçede kipler bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak ikiye ayrılır. bunlara bk. Keyif. Huysuzluk. Haleti ruhiye. Hal. Ruhsal durum. Tasarlama kipleri. Yüklemin bildirdiği zamanı görülen geçmişe, duyulan geçmişe ve dilek şart kipine aktararak elde edilen birleşik fiil kipi. bil-iyor-du, bil-iyor-muş, bil-ir-se gibi. bu örneklerde, fiildeki oluş ve kılışı şimdiki zamandan geçmiş zamana ve şarta aktararak fiilin tarzını oluşturan öge eski er- fiilidir: bil-e-yorur er-di > bil-iyor-du, kel-miş er-di > gel-miş-ti, tut-ar er-se >tut-ar-sa vb. Ruh durumu.

 

Thing : Canlı. Mevcudiyet. İhtiyaç. Giysi. Konu. Gerekli şey. Obje. Şey. Olay. Kişi.

Bout : Kısa dönem. Nöbet. Boks. Boks maçı. Karşılaşma. Müsabaka. Maç. Yarışma. Süre. Gösteri.

Look : Görmek. Ümit etmek. Göstermek. Bakmak. Görünmek (güzel veya hasta vb). Aramak. Görünmek. Bakış. Ummak. Görünüş.

Compound attacks : Bileşik saldırılar. Kılıçoyunu vuruşma ve yarışmalarında, birden çok eylemi kapsayan saldırılar (bir-iki, kesme-sıyırma, ikileme.... gi-bi).

Seeding synonyms : philia, pleasance, affectionateness, ingratitude, blade, atmosphere, seedings, semination, close combat, inseminations, shame, devastation, happiness, center line, october, pain, amateur, emotion, passion, sexual urge, faintness, pride, fearlessness, levity, oct, spermological, ambivalency, desire, attachment plug, ambiance, unhappiness, heart, impregnations.

Seeding zıt anlamlı kelimeler, Seeding kelime anlamı

Gratitude : Kadirşinaslık. Değerbilirlik. Şükür. İyilikbilirlik. Minnettarlık. Gönül borcu. Minnet. Şükran. Memnuniyet.

Pain : Üzmek. İncitmek. Canını yakmak. Eziyet etmek. Istırap. Ağrı. Acı. Kırmak. Baş belası. Kalbini kırmak.

Liking : Zevk. Sempati. Hoşlanma. Beğeni. Düşkünlük. Sevme. Meyil. Beğenme. Alaka. Sevgi.

Seeding antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, wholesale, retail.