Seeker türkçesi Seeker nedir
Seeker ile ilgili cümleler
English: Germany is expecting about 1.5 million asylum seekers this year.
Turkish: Almanya bu yıl yaklaşık bir buçuk milyon sığınmacı bekliyor.
Seeker ingilizcede ne demek, Seeker nerede nasıl kullanılır?
Seeker after truth : Gerçeği arayan kimse. Gerçekleri bulmayı deneyen kimse.
Asylum seeker : Sığınacak yer arayan kişi. Mülteci. Sığınmacı. Sığınma isteyen kimse.
Job seeker : İş arayan. İş arayan kimse. İşsiz kimse. İş arayan kişi.
Office seeker : İş arayan kimse. Makam avcısı.
Risk seeker : Risk sever. Risk sevme davranışı gösteren iktisadi karar birimi.
Seekers : Tanrı'nın vahyinin gelmesini beklemeyi tercih eden ve zamanlarının tüm kiliselerinin bozulduğunu düşünen 17'nci yüzyılın ortalarında ingiltere'de ortaya çıkan gizemli bir püriten mezhebi.
Seek after : Peşinde olmak. Çıkarmaya çalışmak. Aramak. Araştırmak.
Seek a quarrel : Sürtünmek. Aranmak. Kavga çıkarmaya çalışmak.
Seek for : Çıkarmaya çalışmak. Peşinde olmak. Aramak. Araştırmak.
Seek and you shall find : Eğer aktif bir şekilde ararsan aradığın şeyi bulacaksın. Sor ve cevaplanacaksın. Ara ve bulacaksın.
İngilizce Seeker Türkçe anlamı, Seeker eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seeker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dialer : Otomatik arayıcı. Telefon numarası çevirici. Çevirmeli bir telefon kullanarak bir internet servis sağlayıcısına bağlanan program (bilgisayar). Çeviren. Çevirici. Bağlayıcı.
Bougie : Supozituvar. Kandil. Mum. Fitil. Buji. Fitil (tıp veya medikal terimi).
Searcher : Araştırmacı. Arama yapan kimse. Araştıran kişi. Araştıran.
Caller : Alısünle arayan kimse. Oyunu yöneten kimse. Çağıran. Kısa ziyaretçi. Kısa ziyaret yapan kimse. Uğrayan kimse. Telefon eden kimse. Misafir. Ziyaretçi.
Sounder : Alıcı. Ses iskandili. İskandil. Mil. Ses yapıcı.
Individual : Kimse. İnsan. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tek. Fert. Bireysel. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Kişi. Birey.
Finder : Bulan. Bulucu. Vizör. Bakaç. Bulucu teleskop. İstenilen yıldızı ırakgörür içine getirebilmek için büyük ırakgörürlere koşut olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük ırakgörür. Bulan kimse. Aracı.
Person : Karakter (tiyatro terimi). Kişilik. Beden. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)tır. Vücut. Zat. İnsan. Şahıs. Tip. Adam.
Ambitionist : Arzusu olan kimse. Yarışmacı. Aday. Tutkulu olan. Hırslı kişi.
Seeker synonyms : quester, finding telescope, somebody, mortal, bores, missile, sonde, cannula, projectile, prob, aspt, dialers, soul, catheter, prop, searchers, someone, bore, carotis, gadabout, hunter, cannulas, catheters.
Seeker ingilizce tanımı, definition of Seeker
Seeker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who seeks. That which is used in seeking or searching.

Bu kısımda Seeker kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seeker ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seeker anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seeker ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.