Sel nedir, Sel ne demek

Sel; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını.
  • Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış
  • Yoğunluk.
  • Hareket hâlindeki büyük kalabalık, yığın.

"Sel" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yüzüne baktığım zaman bir ışık selinin ondan bana doğru aktığını hissettim." - E. Işınsu
  • "Ellerinde çantalı, küçük yiyecek paketleri, kadınlı erkekli bir memur seli, Ulus Meydanı'na doğru akıyor." - N. Cumalı

Yerel Türkçe anlamı:

Avuç içi.

Ekmek pişirilen sac.

Bir parça, az.

Kez.

Üstünde ekmek pişirilen sac.

Salya, tükürük.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Eğimli yamaçların, özellikle bitki örtüsünden yoksun olanlarda görülen boyları kısa, ancak aşırı eğimleri nedeniyle yeğin yağmurlardan sonra bol su taşıyan, hızlı akışlı düzensiz akarsular.

Sel isminin anlamı, Sel ne demek:

Kız ismi olarak; Sürekli yağmurlardan ve eriyen karlardan oluşan taşkın su. Etki ve iz bırakan güçlü durum, davranış.

İngilizce'de Sel ne demek? Sel ingilizcesi nedir?:

torrent

Osmanlıca Sel ne demek? Sel Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

seylâb

Sel hakkında bilgiler

Sel, bir bölgede toprağı belirli bir süre için tamamen veya kısmen su altında bırakan; ani, büyük ve düzensiz su akıntılarına verilen isimdir. Bir akarsu veya deniz, göl gibi büyük su kitleleri kimi zaman fazlasıyla suyla yüklenir, bunun sonucunda taşarak yatağından çıkar ve "sel" adı verilen bir doğal felakete neden olur.

 

İnsanlar tarih öncesi çağlardan beri yaşamak için hep nehir kıyılarını ve deniz kenarlarını tercih etmiştirler, çünkü suya yakın olmak demek aynı zamanda kolay ulaşım, daha yumuşak bir iklim ve daha verimli topraklar demektir. Bazı insanlar taşabilecek bu sulara yakın olmasalardı sel bir afet olarak sayılmayacaktı.

Sel ile ilgili Cümleler

  • Kütlesel sel, yerel ulaşım ağını felç etti.
  • Ağır yağışların bir sonucu olarak sel baskınları meydana geldi.
  • Sel alçalmaya başladı.
  • Phnom Penh'i iki ya da üç gün önce sel bastı.
  • Sel bir çamur tabakası oluşturdu.
  • Sel, ekinlere büyük zarar verdi.
  • Nehir kendi kıyılarını aştı ve çevresindeki alanları sel bastı.

Sel tanımı, anlamı:

Sel gibi akmak : Sıvılar için bol ve gür akmak. zaman çabuk ve hızla geçmek. insanlar kalabalık bir yığın hâlinde gitmek, yürümek.

Sel götürmek : Çok yağmurdan dolayı bir bölgede, yollar zor geçilir duruma gelmek. çok yağmur yağmak.

Sel olup akmak : Gitmek.

Sel seli götürmek : Çok fazla sel olmak.

 

Sele gitmek : Gereksiz yere telef olmak. sele kapılmak.

Sele kapılmak : Selle sürüklenip gitmek.

Buzul seli : Buzulun erimesiyle oluşan sel.

Sevgi seli : Sevginin yoğun olarak sergilenmesi.

Hareket : Devinim. Deprem. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Yola çıkma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.

Büyük : Üstün niteliği olan. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Büyük abdest.

Kalabalık : Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu. Sayıca çok.

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Yoğunluk : Yoğun olma durumu. Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite. Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet.

Sel arabası : Kağnıdan daha büyük, dağlık bölgelerde ot taşımaya yarayan araba.

Sel gider, kum kalır : “geçici durumlara güvenmek doğru değildir” anlamında kullanılan bir söz. İlgili cümle: "“Sel gider kum kalır misali, türküler gidiyor, şiirler kalıyor.”" B. R. Eyuboğlu.

Sel serpe : Açık saçık, çekinmeden, serbestçe, sere serpe. Açık saçık, çekinmeden, sorumsuzca

Diğer dillerde Sel anlamı nedir?

İngilizce'de Sel ne demek? : [SEL] n. salt; piquancy, spice

n. flood, flooding, inundation, torrent, stream, deluge, cataract, spate

Fransızca'da Sel : [le] tuz; (sözde\yazıda) tat

Almanca'da Sel : n. Gießbach, Sturzbach, Wildbach, Wildwasser

Rusça'da Sel : n. сель (M), поток (M), каскад (M), извлечение (N)