Deluges türkçesi Deluges nedir

Deluges ingilizcede ne demek, Deluges nerede nasıl kullanılır?

After me the deluge : Benden sonra sel. Benden sonra felaket. Benden sonra tufan.

After us the deluge : Bizden sonra tufan. Bizden sonra felaket. Bizden sonra sel.

The deluge : Nuh tufanı. Tufan. Büyük tufan.

Deluge : Su basmak. Sel. Akın. Sel basmak. Suya boğmak. Su baskını. Büyük sel. Yağmuruna tutmak. Yağmur. ...yağmuruna tutmak.

Deluged : Yağmur. Yağmuruna tutmak. Su basmak. Akın. Su baskını. Suya boğmak. Şiddetli yağmur. Sel basmak. Sel. Büyük sel.

Deluded : Kandırmak. Kandırılmış. Ayartmak. Aldatılmış. Aldatmak. Avutmak.

Delubrum : (antik roma'da) tapınak. Mihrap. Mabet.

Deluders : Aldatan kimse. Kandıran kimse. Aldatıcı. Sahtekar.

Deluded himself : Kendini yanlış yönlendirdi. Kendini kandırdı. Kendini yanılttı. Kendini avuttu.

Delude : Avutmak. Gözünü boyamak. Ayartmak. Yanıltmak. Kandırmak. İğfal etmek. Aldatmak. Göz boyamak.

İngilizce Deluges Türkçe anlamı, Deluges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deluges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batch : Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir). Bir defada alınan miktar. Türküm. Sürü. Parça. Bir pişimde pişirilenler. Yığın. Dizi. Komşu. Sarmak.

 

Showered : Yağdırmak. Bol verilmiş. Gökten yağarcasına. Sağanak olarak yağmış. Yağmuruna tutulmak. Dökmek.

Barraged : Yoğun yaylım ateşi. Nehir barajı. Engelleme ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Baraj. Engel. Bent. Yaylım ateşi.

Landflood : Yağmur seli. Bir nehrin su seviyesinin aniden kara üzerine çıkması.

Spate : Su taşkını. Kalabalık. Sağanak. Büyük miktar.

Mass : Toptan. Seri. Yığın. Kümelenmek. Bir araya gelmek. Çokluk. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk. Küme. Toplanmak. Kümelemek.

Attack : Saldırmak. Tutulmak. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Koyulmak. Atılım. Girişmek. Eleştirmek. Dil uzatmak. Yakalanmak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad.

Spates : Büyük miktar. Sağanak. Kalabalık. Su taşkını.

Wad : Tampon. Tomar yapmak. Tomar. Tıkamak. Tomar haline getirmek. Pamukla doldurmak. Tapa. Tıpa. Tıkaç. Vatka koymak.

Barraging : Baraj. Nehir barajı. Yaylım ateşi. Engelleme ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Engel. Bent. Yoğun yaylım ateşi.

Deluges synonyms : quite a little, great deal, good deal, overflow, driving rain, exodus, foraying, besiege, slew, incursions, lot, raining, foray, forays, deluged, rainfalls, plenty, deal, hatful, raft, pot, muckle, alluvion, flock, pile, torrent, rained, showering, overflows, pluvious, mickle, inundate, pelt with.

Deluges zıt anlamlı kelimeler, Deluges kelime anlamı

Poor : Sağlıksız. Yoksul. Mutlak yoksulluk durumunda olan kişi. Bayağı. Az. Düşkün. Zayıf (az). Sefil. Berbat.

Empty : Boş. Boşalmak. Anlamsız. Yoksun. Dökülmek. İçini boşaltmak. Aç. İçeriksiz. Tahliye etmek.