Landflood türkçesi Landflood nedir

  • Bir nehrin su seviyesinin aniden kara üzerine çıkması.
  • Yağmur seli.
  • Sel.
  • Su baskını.

Landflood ingilizcede ne demek, Landflood nerede nasıl kullanılır?

Landfall : Toprak kayması. Minnesota eyaletinde şehir. Düşme. Düşüklük. Karanın görünmesi. Kara görümü. Karaya ilk ayak basış. Karayla temas. Okyanus veya deniz aşan seyahatlerde karanın ilk müşahadesi.

Landfalls : Minnesota eyaletinde şehir. Kara görümü. Düşme. Karaya ilk ayak basış. Okyanus veya deniz aşan seyahatlerde karanın ilk müşahadesi. Düşüklük. Toprak kayması. Karayla temas. Karanın görünmesi.

Landfast : Daimi olarak karada bulunan veya karaya bağlı olan. Karaya bağlı.

Landfast ice : Karaya bağlı buz.

Landfill : Çöple doldurulmuş ve üstü toprakla örtülmüş arazi. Çöp sahası. Arazi yükseltme. Arazi doldurma. Katı atık sahası. Atık alanı. Atık gömme.

Landforms : Yeryüzü şekilleri.

Landfills : Arazi doldurma. Atık alanı. Katı atık sahası. Çöp sahası. Arazi yükseltme. Çöple doldurulmuş ve üstü toprakla örtülmüş arazi. Atık gömme.

Landform : Arazi şekli.

İngilizce Landflood Türkçe anlamı, Landflood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Landflood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Submersions : Su altında kalma. Daldırma. Boylama. Dalma. Batma. Submersiyon. Batırma. Suya batma.

Landholder : Arazi sahibi. Mülk sahibi. Toprak sahibi.

Freshets : Denize dökülen akarsu. Taşkın. Taşma.

Flood : Ay ve güneş'in çekim etkisiyle büyük denizlerde suların yükselmesi, olayı. Tufan. Kabarma. Çok sayıda olmak. Taşmak. Akın etmek. Aynalı ışıtaç. Basmak. İçine veya üstüne fazla su koymak.

Deluge : Suya boğmak. Sel basmak. Yağmuruna tutmak. Akın. ...yağmuruna tutmak. Büyük sel. Yağmur. Su basmak.

Flood of rain : Şiddetli yağmur. Sağanak.

Deluges : Büyük sel. Akın. Yağmur. Suya boğmak. Sel basmak. Yağmuruna tutmak. Şiddetli yağmur. Su basmak.

Cataract : Doğuştan veya kazanılmış nedenlerle, tam veya kısmi olarak göz merceği veya mercek kapsülünde, proteinlerin presipitasyonu sonucu göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi, donuklaşması ve ışığın geçişine izin vermemesiyle belirgin, göz merceğinin en yaygın ve en önemli bozukluğu, hlk. aksu, boz inmesi. Şelale. Katarakt. Çağlayan. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çavlan. Perde. Cavlan. Aksu. Büyük çağlayan.

Deluging : Sel basmak. Akın. Büyük sel. Yağmuruna tutmak. Suya boğmak. Yağmur. Şiddetli yağmur. Su basmak.

Landlady : Mal sahibi kadın. Ev sahibesi. Evsahibi. Evsahibesi. Lojman sahibi. Evini kiraya veren mal sahibi kadın. Kiraya veren. Ev sahibi. Mülk sahibesi. Otelci kadın.

Landflood synonyms : property owner, spates, flowage, inundation, flash flood, flooding, cataracts, alluvion, inundations, torrent, submersion, landowner, deluged, spate, freshet.

Landflood ingilizce tanımı, definition of Landflood

Landflood kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An inundation. A freshet. An overflowing of land by river.