Selectee türkçesi Selectee nedir

  • Askere çağrılan kişi.
  • Celp eri.
  • Askere çağırılan kimse.

Selectee ingilizcede ne demek, Selectee nerede nasıl kullanılır?

Selectees : Celp eri. Askere çağrılan kişi.

Selected : Alelade. Bir toplumun büyük kesimini oluşturan halk kütlesi dışında kalan küçük bir aydın kesiminden oluşan kütle. bk. seçkin kültürü, halk. Seçilmiş. Derleme. Seçilmiş olan. Seçilenler. Seçili. Seçilen. Seçkin.

Selected axis : Seçili eksen.

Selected axis title : Seçili eksen başlığı.

Selected carbonitriding : Seçkili karbonlu nitrürleme.

Selected culture : Seçkin kültürü. Seçkin kesimin halkla ortak olduğu geleneksel kültür dışında kalan ve salt kendi yaratılarından oluşan kültür, bk. seçkin, halk.

Selected case hardening : Seçkili kabuksertleştirme.

Selected data labels : Seçili veri etiketleri.

Selected chart : Seçili grafik.

Selected data series : Seçili veri serileri.

İngilizce Selectee Türkçe anlamı, Selectee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selectee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Define : Belirtmek. Belirlemek. Tayin etmek. Kısıtlamak. Açıklamak. Tanımlamak. Tanım yapmak. Tarif etmek. Sınırlamak.

Go : İşlemek. İş görmek. Deneme. Uymak. Geçmek. Olmak. Ayrılmak. Kaybolmak. Tükenmek. Gitme.

 

Fix : Tamir etmek. Rüşvet vermek. Onarmak. Önceden belirlenmiş sonuç. Düzeltme. Oturtmak. Ayar çekmek. Düzeltmek. Yerleştirmek.

Pick : Aşırmak. Gelişmek. Toplamak. Seçenek. Yankesicilik yapmak. Pena. Yolmak. Kazma. Toplanan ürün miktarı. Kürdan.

Extract : Herhangi bir organ ve dokunun mekanik olarak parçalanmasıyla (homojenizasyon) elde edilen yapı. ekstrakt. Öz, hülasa. Özünü çıkarmak. Ayıklayarak çıkarmak. Diş çekmek. Sayışım özeti. Tatmak. Bir konuya ya da sayışıma ilişkin belirli bir gündeki sonuçları gösteren özet. Seçip çıkartmak. Ayırıp çıkarmak (parça).

Decide : Sonuçlandırmak. Kararlaştırmak. Karar vermek. Aklı kesmek. Karar kılmak. Karar verdirmek. Hükme bağlamak. Sonuca varmak. Belirlemek. Azmetmek.

Panel : Kontrol paneli. Kitabe. Lambriyle kaplamak. Açık oturum. Panellerle süslemek. Tahta tuval. Toplu görüşme. Ayna tahtası. Küçük bir konuşmacı öbeğinin bir konuyu ya da sorunu doğal bir ortam içinde tartışması amacıyla düzenlenen toplantı; yuvarlak masa görüşmesi. Kaplama tahtası.

Inductees : Acemi asker.

Elite : Elit kesim. Elit tabaka. Seviyeli. Seçme kısım. Seçkin sınıf. Seçkin. Elit. Seçkinler. Bir toplumda gücü ve saygınlığı olan toplumsal küme. Seçkin kişiler.

Cull out : Çıkarmak. Ayıklamak. Seçip ayırmak veya almak. Seçmek. Koparmak.

Selectee synonyms : make up one's mind, vote in, impanel, inductee, think of, screen out, screen, field, limit, empanel, espouse, winnow, cream off, take out, selectees, dial, elect, assign, propose, anoint, nominate, sieve, sort, choose, pick over, specify, plump, sieve out, skim off, set, excerpt, single out, take.

Selectee zıt anlamlı kelimeler, Selectee kelime anlamı

Unselected : Bir öğeyi seçmemek. Seçimi kaldırmak. Seçilenler öğeler listesinden bir öğeyi kaldırmak (bilgisayar). Seçili olmayan. Bir öğenin seçimini kaldırmak.

Undiscriminating : Farkı farkedemeyen. Görüşü olmayan.