Sensational türkçesi Sensational nedir

Sensational ile ilgili cümleler

English: It was sensational.
Turkish: O sansasyoneldi.

English: It wasn't sensational.
Turkish: O sansasyonel değildi.

English: You were sensational.
Turkish: Sansasyoneldin.

English: The news was sensational.
Turkish: Haber heyecan vericiydi.

Sensational ingilizcede ne demek, Sensational nerede nasıl kullanılır?

Sensational discovery : Heyecan verici. Hayret uyandırıcı keşif. Sansasyonel keşif. Beklenmedik bir şeyi ortaya çıkarma. Haberi ilk verme.

Sensational headline : Bir sürü okuyucuyu cezbedecek şekilde yazılmış gazete başlığı. Sansasyonel başlık.

Sensational news : Atlatma haber. Sansasyonel haberler. Büyük kamuoyu ilgisi yaratan haber malzemeleri.

Sensational turn : Dramatik değişim. İnançları kökünden sarsan değişiklik. Sansasyonel dönüş.

Cause a sensational emotion : Sansasyona neden olmak.

Unsensational : Duygusal olmayan. Sıkıcı. Heyecansız.

Sensationalistic : Şok yaratması istenmiş. Bir rezalete sebep olacak şekilde tasarlanmış.

Sensationalize : Sansasyon yaratmak. Sansasyonel yapmak. Bir şeyin önemini abartmak ve vurgulamak (ayrıca sensationalise). Duygusallaştırmak. Heyecan verici bir hale sokmak. Bir şeyin önemini abartmak. Heyecan verici yapmak. Heyecanlı kılmak.

 

Sensationalists : İlgi uyandıran kimse. Bir skandala sebep olan kimse. Heyecan yaratan kimse. Duyumcu.

Sensationalism : Heyecan ve coşku merakı. Sansasyonalizm. Sansasyon hevesi. Duyuculuk. Duyumculuk. Duyumları bilginin tek kaynağı sayan öğreti. insanın toplumsal çevresinin bilimsel olarak açıklanamıyacağını, bu çevreye ilişkin bilgilerin insan duyumuyla sınırlı olduğunu savunan toplumbilim görüşü.

İngilizce Sensational Türkçe anlamı, Sensational eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sensational ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Action packed : Çok fazla aksiyon içeren. Heyecanlı durumlarla dolu olan.

Feeling : Sezgi. Duyu. Duyarlık. Acıma. Bakış açısı. Zan. Kanaat. Farkında olma. Dokunum. Görüş.

Yellow : Korkak. Sarı renk. Kıskanç. Namussuz. Sarı. Ödlek. Sarılı. Sarartmak. Yumurta sarısı. Sararmak.

Banner : Sembol. Bayrak. (çok) başarılı. Afiş. Sancak. Pankart. Manşet. Mükemmel.

Sensational discovery : Beklenmedik bir şeyi ortaya çıkarma. Sansasyonel keşif. Hayret uyandırıcı keşif. Haberi ilk verme.

Adrenalized : Enerji dolu. Coşkulu. Tahrik edilmiş (ayrıca adrenalised). Uyandırılmış. Uyarılmış.

Lurid : Kızıl. Uçuk renkli. Renkli. Dehşet verici. Korkunç. Parlak. Fazlasıyla parlak (renk). Korkutucu. Yangın kızıllığı gibi.

Alpha plus : Mükemmel.

Brilliant : Göz alıcı. Görkemli. Pırıl pırıl. Hayranlık uyandırıcı. Parlak. Şaşaalı. Nefis. Üç puntoluk harf. Muhteşem.

Soppier : Sulugöz. Su gibi. Yağmurlu. Santimantal. Zayıf kişilikli. Sentimental. Islak. Çok yağmurlu. Ipıslak. Sırılsıklam.

 

Sensational synonyms : adrenalised, sensationalistic, brill, sensualists, romantic, colossal, appalling, sentimental, awfully, splashiest, emotional, astir, sentient, astounding, cataclysmal, coolest, def, sentients, excellent, sensationalist, impressive, soppiest, agog, aroused, splashy, aglow, funky, carried away, emotionalistic, exciting, sensualist, bloody, atwitter.

Sensational zıt anlamlı kelimeler, Sensational kelime anlamı

Unsensational : Heyecansız. Sıkıcı. Duygusal olmayan.

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Sensational ingilizce tanımı, definition of Sensational

Sensational kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to sensation. As, sensational nerves.